Aileyi bir ağaç olarak hayal edelim, fertlerinin de o ağacın dalları olduğunu görebilirsiniz. Dallardan birinin kırılması durumunda ağacın yaşayacağı hüznü tahmin etmek hiç de zor değil. Aileden uzak bir yerde yaşamak çoğu zaman hüzün ve mutsuzluk getirir. Bazen mecburiyetlerden en sevdiklerimizden uzak kalırız ama 'AİLEM' dediğimiz o kavram var ya, ne kadar uzak olsak da beden olarak, her zaman yanı başımızda hissederiz.

Baktığımız zaman aile ortamında büyüyemeyen çocukların gelecekte birçok sorun ile karşılaştığı görülmüştür. Bu da ailenin çok önemli bir unsur olduğunu gözler önüne seriyor. Dünyanın en büyük suçunu işlesek de, dünyanın en kötü insanı olsak da bütün dünya karşımızda olsa da ailemiz herzaman bizim arkamızda değil, yanımızda durur.

Kısa bir anımı anlatayım size…

Üniversite zamanında bir organizasyona katılmıştım, oradaki bir eğitimci dedi ki: ‘Şimdi elinize telefonu alın ve sevdiğiniz birini arayıp 'seni seviyorum' diyerek telefonu kapatın.’

Ben hemen babamı aramıştım. Çünkü, babama o zamana kadar hiç ‘seni seviyorum’ dememiştim. Babam çok duygulanmıştı ve o günden sonra hiç sevdiğim insanlardan ‘seni seviyorum’ cümlesini esirgemedim.

Ve o günden sonra aileme, sevdiklerime ağız dolusu ‘SENİ SEVİYORUM’ dedim ve demeye devam ediyorum. Çünkü şunu anladım; bir gün gelecek ve bu kelimeyi söyleyemeyeceğim, söylesem de duymayacaklar. O yüzden bugününüzü ertelemeyin, yoksa dünyanın en ağır yükünü yani ‘pişmanlığı’ yaşarsınız.

Size nacizane tavsiyem, zaman o kadar kısa ki ertelediğimiz şeyler için, bir bakmışız artık çok geç olmuş, bir anlamı kalmamış. Sevdiğiniz insanlara sevginizi göstermeyi, söylemeyi asla ertelemeyin. Sonra her şey için çok geç olmuş olabilir.

Ve şunu asla unutmayın: 'Bir aile dünyadaki tüm güzelliklere bedel.'

Kısacası sevgili okur; sevdiklerinizi ve ailenizi ertelemeyin.

Sevgiyle kalın…