Akıllı telefonların ekranında başlayan günler, çoğu zaman yine aynı ekranın karşısında sona eriyor. Sabah gözünü açar açmaz bildirimlerini kontrol eden, gün içinde sürekli sosyal medya hesaplarını yenileyen ve gece uyumadan önce son kez telefonuna bakan gençler için dijital dünya artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Ancak eğlence, iletişim ve bilgi edinme amacıyla kullanılan sosyal medya, kontrolsüz hâle geldiğinde gençlerin sağlığını ilgilendiren önemli bir meseleye dönüşüyor.

UYKUSUZ GECELER, YORGUN GÜNLER

Sosyal medya kullanımının sağlık üzerindeki etkilerinden biri de uyku düzeni. Özellikle gece saatlerinde telefon kullanımının devam etmesi, gençlerin uykuya geçiş saatlerini geciktirebiliyor. Uyku süresinin ve kalitesinin bozulması ise ertesi gün dikkat, öğrenme ve günlük performans üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. 2025 yılında Doğu Anadolu'da 780 ergenin katılımıyla gerçekleştirilen bir araştırmada sosyal medya bağımlılığı ile uykusuzluk ve depresyon belirtileri arasında anlamlı ilişkiler bulundu. Araştırma, sosyal medya kullanımının gençlerin psikolojik ve fiziksel sağlıklarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Bununla birlikte bulgular, sosyal medyanın tek başına bu sorunlara neden olduğunu kanıtlamıyor.

EKRANDAKİ KUSURSUZ HAYATLAR

Sosyal medyada paylaşılan filtreli fotoğraflar, kusursuz beden görüntüleri ve gösterişli yaşamlar, gençlerin kendilerini başkalarıyla karşılaştırmasına zemin hazırlıyor.

Özellikle ergenlik döneminde görünüş, kabul görme ve arkadaş çevresinde beğenilme isteği önem kazanıyor. Bu dönemde sürekli idealize edilmiş görüntülere maruz kalmak, bazı gençlerde beden memnuniyetsizliğini ve özgüven sorunlarını artırabiliyor. Bir fotoğrafın aldığı beğeni sayısı, bir paylaşımın gördüğü ilgi veya takipçi sayısı zaman zaman gençlerin kendilerini değerlendirme biçimlerini etkileyebiliyor. Böylece sosyal medya, yalnızca başkalarıyla iletişim kurulan bir alan olmaktan çıkarak kişinin kendisini değerlendirdiği bir platforma dönüşebiliyor.

SOSYAL MEDYANIN İKİ YÜZÜ

Dijital dünyanın gençler açısından yalnızca olumsuz yönleri bulunmuyor. Sosyal medya; eğitim içeriklerine ulaşma, yeni bilgiler edinme, arkadaşlık ilişkilerini sürdürme, ortak ilgi alanlarına sahip kişilerle iletişim kurma ve sosyal destek bulma açısından önemli fırsatlar da sunuyor. Asıl sorun, kullanımın kişinin günlük yaşamını yönetmeye başlamasıyla ortaya çıkıyor. Derslerin aksaması, uyku saatlerinin değişmesi, yüz yüze iletişimin azalması ve telefondan uzak kalındığında yoğun huzursuzluk hissedilmesi dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.

Gizli şeker milyonlarca kişiyi tehdit ediyor! Fark edilmeden diyabete dönüşebilir
Gizli şeker milyonlarca kişiyi tehdit ediyor! Fark edilmeden diyabete dönüşebilir
İçeriği Görüntüle

ÇÖZÜM DİJİTAL DÜNYADAN KAÇMAK DEĞİL

Uzmanların önerileri doğrultusunda ekran kullanımına sınır koymak, yatmadan önce telefon kullanımını azaltmak, bildirimleri kontrol altına almak ve sosyal medya dışında gerçekleştirilen etkinliklere zaman ayırmak önem taşıyor. Ailelerin gençleri yalnızca telefon kullanımından uzaklaştırmaya çalışmak yerine dijital alışkanlıkları hakkında açık iletişim kurması da önemli. Gençlerin sosyal medyada karşılaştıkları baskıları, kaygıları ve olumsuz deneyimleri rahatça paylaşabilmeleri gerekiyor. Sosyal medya çağında büyüyen gençler için asıl mesele teknolojiyi tamamen hayatlarından çıkarmak değil, teknolojinin hayatlarını yönetmesine izin vermemek.

Kaynak: Sude Özdemir