Çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden ilerleyen bu durum, erken önlem alınmadığında Tip 2 diyabete dönüşebiliyor. Uzmanlar özellikle fazla kilolu, hareketsiz yaşam süren ve ailesinde diyabet öyküsü bulunan kişileri uyarıyor. Açlık kan şekeri ve HbA1c testiyle tespit edilebilen gizli şeker, doğru beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteyle kontrol altına alınabiliyor.

GİZLİ ŞEKER NEDİR, NASIL ORTAYA ÇIKAR?

Gizli şeker, tıptaki adıyla prediyabet, vücudun kan şekerini normal seviyelerde tutmakta zorlanmaya başladığı bir dönem olarak biliniyor. Bu süreçte insülin hormonu yeterince etkili çalışamayabiliyor veya vücut ihtiyaç duyduğu insülini yeterli miktarda üretemeyebiliyor.

Normal şartlarda tüketilen besinlerdeki karbonhidratlar glikoza dönüşerek kana karışıyor. Pankreas tarafından salgılanan insülin ise glikozun hücrelere taşınmasına yardımcı oluyor. İnsülin direnci geliştiğinde hücreler insüline yeterince yanıt veremiyor ve kandaki şeker seviyesi yükselmeye başlıyor.

Prediyabet döneminde kan şekeri değerleri diyabet tanısı koyduracak seviyeye ulaşmamış olsa da bu durum vücudun önemli bir uyarı verildiğini gösteriyor. Bu nedenle erken dönemde fark edilmesi büyük önem taşıyor.

GİZLİ ŞEKERİN BELİRTİLERİ NELER? BU İŞARETLERE DİKKAT!

Bununla birlikte kan şekeri yüksekliğine eşlik edebilen bazı belirtiler bulunuyor:

Sürekli susama: Normalden daha fazla su içme ihtiyacı hissedilebiliyor.

Sık idrara çıkma: Özellikle kan şekeri belirgin şekilde yükseldiğinde idrara çıkma sıklığı artabiliyor.

Halsizlik ve yorgunluk: Gün içinde enerji düşüklüğü ve sürekli bitkinlik yaşanabiliyor.

Bulanık görme: Kan şekeri değişiklikleri görmede geçici bulanıklığa neden olabiliyor.

Sık acıkma: Yemek yenmesine rağmen kısa süre sonra yeniden açlık hissedilebiliyor.

Karın çevresinde yağlanma: Özellikle bel çevresinde yağlanma, insülin direnci ve prediyabet açısından önemli bir risk göstergesi olabiliyor.

Ciltte koyulaşma: Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde kadifemsi koyu renkli alanlar oluşabiliyor. Bu durum insülin direnciyle ilişkili olabiliyor.

Bu belirtilerin bulunması tek başına gizli şeker tanısı anlamına gelmiyor. Özellikle prediyabetin çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiği unutulmamalı.

GİZLİ ŞEKER HANGİ KAN DEĞERLERİNDE BELLİ OLUR?

Gizli şekerin tespit edilmesinde en önemli yöntemlerden biri kan testleri. Açlık kan şekeri, HbA1c ve şeker yükleme testi olarak bilinen oral glukoz tolerans testiyle kişinin kan şekeri durumu değerlendirilebiliyor.

Prediyabet için kullanılan değerler şöyle:

Test| Prediyabet aralığı

Açlık kan şekeri| 100-125 mg/dL

HbA1c| %5,7-%6,4

Zayıflama iğnelerine dikkat! Kilo verirken kaslarınızı kaybedebilirsiniz
Zayıflama iğnelerine dikkat! Kilo verirken kaslarınızı kaybedebilirsiniz
İçeriği Görüntüle

Şeker yükleme testi (2. saat)| 140-199 mg/dL

GİZLİ ŞEKER KİMLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR?

Bazı kişilerde prediyabet gelişme riski daha yüksek olabiliyor. Özellikle yaşam tarzı, genetik özellikler ve eşlik eden sağlık sorunları bu risk üzerinde etkili oluyor.

Gizli şeker açısından risk grubunda bulunan kişiler şöyle sıralanıyor:

Ailesinde anne, baba veya kardeşlerinde diyabet bulunanlar

Fazla kilolu veya obez bireyler

Günlük fiziksel aktivitesi düşük olanlar

Yüksek tansiyon hastaları

Kolesterol ve trigliserit değerleri yüksek olanlar

Daha önce gebelik şekeri geçiren kadınlar

Polikistik over sendromu bulunan kadınlar

Daha önce kan şekeri yüksekliği tespit edilen kişiler

GİZLİ ŞEKER DİYABETE DÖNÜŞÜR MÜ?

Prediyabet tanısı alan herkesin mutlaka diyabet hastası olacağı anlamına gelmiyor. Ancak gerekli önlemler alınmadığında Tip 2 diyabet gelişme riski artıyor. Araştırmalar, prediyabet döneminde yaşam tarzı değişikliklerinin diyabet gelişimini önemli ölçüde geciktirebildiğini ve bazı kişilerde önleyebildiğini gösteriyor. Bu nedenle gizli şeker tespit edilen kişilerin düzenli sağlık kontrolü yaptırması, kan şekeri değerlerini takip etmesi ve hekim önerilerine uyması gerekiyor.

Kaynak: Sude Özdemir