Milliyetçi Hareket Partisi’nin Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu’na ilişkin eleştirileri sürüyor. Son olarak dün TBMM’de düzenlenen MHP Grup Toplantısı’nda Devlet Bahçeli sert eleştirilerde bulunmuştu. Bunun üzerine MHP’li İsmail Özdemir de Bahçeli’nin sözlerini alıntılayarak eleştirilerini sürdürdü ve Hüseyin Nihal Atsız’ın dizelerine yer verdi. Özdemir, “Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz.” ifadelerini kullandı.
Özdemir’in paylaşımı
MHP’li İsmail Özdemir, Devlet Bahçeli’nin sözlerini alıntılayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız; Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz. Ne diyordu merhum hocamız Hüseyin Nihal Atsız?
‘Kürşad’ın narasıyla indik Tanrı Dağı’ndan,
Ruhumuzu kandırdık Orhun’un kaynağından.
Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur,
Türk’e kefen biçenin ölümü korkunç olur!’”
Devlet Bahçeli Avrupa’yı eleştirdi
Avrupa'nın kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini Washington'un gölgesinden çıkaramadığını ifade eden Bahçeli, “Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hâlâ Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar ne hakkaniyet çıkar ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar.
Gaflet uykusunda hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır. Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır. Böyle bir Avrupa hangi yüzle Türkiye'ye ders vermeye kalkışacak?
Hangi akılla Türk devletine aklı sıra ayar çekecek? Hangi cüretle aziz milletimizin kıymetlerine, devletimizin makamlarına dil uzatacaktır? Kendi güvenlik açıklarını kapatmakta zorlananlar, müttefiklik masalarında bekletilirken Türk devletinin güvenlik politikalarını sorgulamaya nasıl yeltenebilirler?” şeklinde konuştu.

"Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar"
Avrupa'nın başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdığını söyleyen Bahçeli, “Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar. Eğitim almaya gidip geri dönecek yavrularımızın önlerinde sur olurken, Türkiye’de kurduğu işini Avrupa’da büyütmek isteyen girişimcilerimizin gidecekleri günü sayarken, Türk ve Türkiye karşıtı söylenecek en ufak söze kulak kabarttılar; fitne şebekelerine yuva oldular, yurt oldular.ın, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye'ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini ABD'nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülküm
Türk düşmanlığının zehirli diline göz yumanların Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanlarüze ve Doğu Akdeniz’de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır? İşte karşımızdaki bu sefil tablo, artık yorum kaldırmayacak şekilde ortadadır.” şeklinde konuştu.
"Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız"
Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihinin çelişkilerle dolu olduğunun altını çizen Bahçeli, “Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocakları’na kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini ve Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan bir Avrupa vardır.
Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karışlarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz. Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine, süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir.
Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir. Türkiye'nin aday ülke statüsü çoğu zaman kâğıt üzerinde bırakılmıştır. 2018'den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına gelmiştir. Şimdi aynı Avrupa Parlamentosu kalkıp Türkiye'ye reform, hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir.” ifadelerini kullandı.




