Kayseri’nin Felahiye ilçesi, Sıtmapınar Çeşmesi’nden Kepiç’teki Roma anıt mezarına, eski Rumdiğin yerleşiminden Kızılırmak çevresine uzanan tarihî ve kültürel mirasıyla dikkat çekiyor. Farklı uygarlıkların izlerini aynı güzergâhta buluşturabilecek ilçede, hangi yapıların bilimsel olarak belgelendiği, hangi tarihî izlerin ise yeni araştırmalara ihtiyaç duyduğu sorusu öne çıkıyor.

Felahiye’nin Geçmişi Turizm Rotasına Dönüşebilir mi?

Kayseri’nin tarihî birikimiyle öne çıkan ilçelerinden Felahiye, geçmişten günümüze ulaşan yapıları ve kaybolmaya yüz tutan kültürel mirasıyla yeni bir araştırma alanı sunuyor. İlçede bulunan tarihî çeşmeler, Roma dönemine ait anıt mezar, eski yerleşim izleri ve Kızılırmak çevresindeki doğal peyzaj, bir araya getirildiğinde kültür ve arkeoloji turizmi açısından değerlendirilebilecek bir güzergâhın temelini oluşturuyor.

Araştırmanın odağında ise Sıtmapınar Çeşmesi’nden başlayarak eski Rumdiğin yerleşimine, Kepiç yakınındaki Roma anıt mezarına ve Kızılırmak çevresine uzanan bir güzergâhın oluşturulup oluşturulamayacağı bulunuyor.

Sıtmapınar Çeşmesi, Rotanın Merkezdeki Durağı Olabilir

Felahiye merkezinde, Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Sıtmapınar Çeşmesi, önerilen güzergâhın sahada görülebilecek somut duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Felahiye Kaymakamlığının yerel miras kayıtlarında yer alan çeşmenin 2018 yılında restore edildiği belirtiliyor.

Mevcut yapı, ilçe merkezindeki tarihî mirasın ziyaretçilere tanıtılması açısından önem taşıyor. Bununla birlikte çeşmenin kesin yapım tarihi ve mimari özellikleri hakkında daha kapsamlı incelemelere ihtiyaç duyuluyor. Yapının Roma döneminden kaldığı yönündeki olası değerlendirmelerin de arkeolojik veya mimari araştırmalarla desteklenmesi gerekiyor.

Kepiç’teki Roma Anıt Mezarı Öne Çıkıyor

Felahiye’nin yaklaşık 7-8 kilometre batısında, Kepiç yakınlarında bulunan Roma dönemine ait anıt mezar, kültür ve arkeoloji rotası için en dikkat çekici duraklardan biri olarak değerlendiriliyor.

Felahiye Kaymakamlığının kayıtlarında büyük mermer bloklardan inşa edildiği belirtilen yapı, tapınak planlı bir Roma mezar anıtı olarak tanımlanıyor. Yapıda 2019 yılında restorasyon çalışmalarının başlatıldığı bilgisi de yer alıyor.

Mimari özellikleri ve Roma dönemiyle ilişkilendirilen niteliği, anıt mezarı diğer duraklardan ayırıyor. Bu yönüyle Kepiç’teki yapı, Felahiye’nin tarihî mirasını tanıtacak bir güzergâhta önemli bir konuma sahip olabilir.

Kayseri Gastronomi Günleri’ne sosyal medya fenomenleri akın edecek!
Kayseri Gastronomi Günleri’ne sosyal medya fenomenleri akın edecek!
İçeriği Görüntüle

Eski Rumdiğin’in Kayıp Kültürel Mirası Araştırılmalı

Felahiye’nin kültürel geçmişini anlamak için yalnızca günümüze ulaşan yapılarla yetinmek mümkün değil. İlçenin eski adının Rumdiğin olduğu yerel kayıtlarda belirtilirken tarihî Rum kilisesinin günümüze ulaşmadığı aktarılıyor. Yapının kesin konumu ve inşa tarihi konusunda ise net bilgilere ihtiyaç duyuluyor.

Bu durum, Felahiye’deki kültür rotasının önemli araştırma başlıklarından birini oluşturuyor. Günümüze ulaşmayan yapıların izini sürmek için eski haritaların, arşiv belgelerinin, tarihî fotoğrafların ve kültürel miras envanterlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Hrant Dink Vakfı tarafından 2016 yılında yayımlanan Ermeni ve Rum Kültür Varlıklarıyla Kayseri adlı çalışma, bu araştırma açısından başvurulabilecek kaynaklar arasında bulunuyor. Hrant Dink Vakfı ve Kültürel Mirası Koruma Derneği uzmanlarının 2015 yılında gerçekleştirdiği saha çalışmalarına dayanan kitapta, tarihî yapılar fotoğraflar ve envanter bilgileriyle ele alınıyor.

Söz konusu çalışma, geçmişte bölgede varlık gösteren toplulukların kültürel mirasını anlamak ve bugün mevcut olmayan yapıların izlerini araştırmak bakımından önem taşıyor. Rumdiğin’in geçmişine ilişkin araştırmaların derinleştirilmesi, Felahiye’nin yalnızca ayakta kalan tarihî eserlerle değil, zaman içinde kaybolan kültürel varlıklarıyla da ele alınmasına imkân sağlayabilir.

Kızılırmak Çevresi Güzergâhın Doğal Omurgasını Oluşturabilir

Kızılırmak çevresi, Felahiye’de önerilen kültür rotasının coğrafi bütünlüğünü sağlayabilecek alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Nehir ve çevresindeki peyzaj, tarihî duraklar arasında bağlantı kurulması ve ziyaretçilere bölgenin doğal özelliklerinin de tanıtılması açısından potansiyel taşıyor.

Hitit, Roma ve Osmanlı Dönemleri Birbirinden Ayrılmalı

Felahiye’nin tarihini ele alan araştırmalarda farklı dönemlere ait bilgilerin birbirine karıştırılmaması büyük önem taşıyor. Felahiye Kaymakamlığının tarihçe sayfasında ilçenin geçmişinin çevredeki tarihî eserlere dayanarak Hitit dönemine kadar uzandığı ifade ediliyor. Ancak mevcut bilgiler, Sıtmapınar Çeşmesi’nin veya Kepiç’teki Roma anıt mezarının Hitit dönemine ait olduğunu ortaya koymuyor.

Özellikle Roma dönemine tarihlendirilen bir yapının varlığı, bölgede Hitit dönemine ait bir yerleşimin bulunduğunu tek başına kanıtlamıyor.

Felahiye İçin Yeni Bir Kültür Turizmi Fırsatı

Felahiye’nin tarihî ve doğal zenginlikleri, bilimsel araştırmalarla desteklendiği takdirde ilçenin kültür turizmi açısından daha görünür hâle gelmesine katkıda bulunabilir. Günümüze ulaşan anıtların yanı sıra kayıp yapıların izlerini, eski yerleşimlerin tarihini ve Kızılırmak çevresinin coğrafi özelliklerini bir arada değerlendirmek, ziyaretçilere daha kapsamlı bir tarih anlatısı sunabilir.

Kaynak: Merve Erol