1 gramı 400 TL’ye satılan safranı Denizli’de yaşayan iki yakın arkadaş safranı dikey şekilde topraksız tarımla üretiyor. Geleneksel yöntemlerle sınırlı alanlarda ve iklim koşullarına bağlı olarak yetiştirilen safran, artık kapalı ortamlarda, raf sistemleri üzerinde ve tamamen kontrollü bir şekilde üretilebiliyor. Türkiye’de ilk kez Denizli’de kurulan dikey safran üretim tesisi, bu alanda yeni bir dönemin kapısını araladı.
TOPRAKSIZ SAFRAN YETİŞTİRME
Topraksız tarım modeliyle kurulan sistemde, safran bitkisi katmanlı raflar üzerinde yetiştiriliyor. Güneş ışığı yerine özel LED aydınlatmalar kullanılırken, ortamın sıcaklığı ve nem oranı dijital sistemlerle sürekli kontrol altında tutuluyor. Bu sayede üretim, dış hava koşullarından tamamen bağımsız hale geliyor. Uzmanlar, bu yöntemin özellikle iklim değişikliği nedeniyle zorlaşan tarımsal üretime alternatif sunduğunu ifade ediyor.
Tesiste yaklaşık 100 bin safran soğanı ile üretime başlanırken, kısa sürede çiçeklenme ve hasat sürecine geçildiği bildiriliyor. Safranın en dikkat çekici özelliği ise üretim sürecinin zahmetli yapısı, bitki yılda yalnızca bir kez çiçek açıyor ve her çiçekten sadece üç tel safran elde edilebiliyor. Üstelik bu tellerin tamamı elle toplanıyor. Bu durum, safranın neden “kırmızı altın” olarak adlandırıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Ekonomik değeri oldukça yüksek olan safran, gramla satılması ve sınırlı üretimi nedeniyle dünya genelinde lüks tüketim ürünleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin geçmişte önemli üreticiler arasında bulunduğu ancak zamanla bu alanda geride kaldığı biliniyor. Dikey tarım teknolojisinin devreye girmesiyle birlikte, bu kaybın telafi edilmesi ve yeniden üretim gücünün artırılması hedefleniyor.
KIRMIZI ALTIN SAFRANIN İHRACAT POTANSİYELİ GÜÇLENECEK Mİ?
Öte yandan, projeyi hayata geçiren girişimciler, sistemin büyütülerek daha geniş alanlara yayılmasını planlıyor. Yatırım hedefinin milyon dolar seviyelerinde olduğu ifade edilirken, bu alana yönelik devlet destekleri ve hibelerin de süreci hızlandırabileceği belirtiliyor. Tarım uzmanları, kontrollü üretim sayesinde kalite standardının yükseldiğini ve ihracat potansiyelinin güçlenebileceğini vurguluyor.
Dikey safran üretimi, yalnızca yeni bir tarım modeli değil, aynı zamanda Türkiye’nin yüksek katma değerli ürünlerde yeniden söz sahibi olabilmesi açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor. Kontrollü ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla birlikte, kırmızı altının gelecekte daha yaygın şekilde bu topraklarda yetiştirilmesi bekleniyor.
Bu sayede sadece iklimine göre değil, ülkenin tüm şehirlerinde yetişebilmesi soruları akıllarda dolaşıyor.



