TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bosphorus Diplomasi Forumu’nun kapanış programında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecinden yeni dünya düzenine, Türkiye’nin dış politikasından bölgesel birlik mesajlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, “Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz” dedi.
Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu’nun kapanış programı gerçekleştirildi. 10 Ağustos Pazartesi günü başlayan forumun kapanışına TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ile İstanbul Valisi Davut Gül katıldı.
Program, genç hafız Muhammed Esed Can’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
“Genç Diplomasi Forumu Geleneksel Hale Gelecek”
Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğinin başkan ve yöneticileriyle katılımcıları selamladı. Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda gerçekleştirilen çalışmaların Türkiye ve dünyanın geleceğine yönelik yeni fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamasını temenni eden Kurtulmuş, 6 günlük programın ardından Genç Diplomasi Forumu’nun geleneksel hale geleceğine inandığını söyledi.
Kurtulmuş, forumun bundan sonraki yıllarda da devam ederek başarılı çalışmalarını ileriye taşımasını beklediklerini ifade etti.
“Amerika’nın Dünyanın Her Yerini Yönettiğini Zannettiği Dönem Geride Kaldı”
Dünya siyasetinin oldukça zor bir dönemden geçtiğini belirten Kurtulmuş, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan dünya sisteminin kurumlarının, kurallarının ve kavramlarının önemli ölçüde geçerliliğini yitirdiğini savundu.
Soğuk Savaş döneminde dünyanın Sovyetler Birliği ve ABD ekseninde iki kutba ayrıldığını hatırlatan Kurtulmuş, Türkiye’nin de bu dönemin ideolojik kamplaşmalarından ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. 1980 öncesindeki sağ-sol çatışmalarına işaret eden Kurtulmuş, binlerce gencin bu süreçte hayatını kaybettiğini belirtti.

Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından yeni bir dönemin başladığını söyleyen Kurtulmuş, 2021 yazında ABD’nin Afganistan’dan çekilmesiyle tek kutuplu dünya sisteminin de çöktüğünü ifade etti.
Kurtulmuş, “Amerika’nın liderliğini yaptığı, dünyanın her yerini yönettiğini zannettiği bir dönem geride kaldı” ifadelerini kullandı.
“Türkiye Çok Merkezli Dünyanın En Önemli Ülkelerinden Biri”
Yeni dünya sisteminin nasıl şekilleneceğinin bugünden kesin olarak tahmin edilemeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, buna rağmen sistemin en önemli özelliğinin çok kutuplu, daha doğru ifadeyle çok merkezli bir yapıya dönüşmesi olacağını belirtti.
Dünyanın farklı bölgelerinde çeşitli ülkelerin öne çıkacağını kaydeden Kurtulmuş, Türkiye’nin de bu yeni sistemin en önemli ülkelerinden biri olduğunu savundu.
Türkiye’nin yakaladığı ivmeyle yükseliş sürecinin henüz başında olduğunu ifade eden Kurtulmuş, gençlere seslenerek kendi gündemini belirleyen, akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir merkezleriyle geleceğe hazırlanan ülkelerin yeni dönemde daha etkili olacağını söyledi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin birçok alanda gerçekleştirdiği hamlelerle önemli bir sürecin başında olduğunu belirterek gençlerin döneminin “Türkiye’nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem” olacağını ifade etti.
Kurtulmuş’tan Müzakereci Diplomasi Vurgusu
Türkiye’nin sorun çözücü ve müzakereci bir diplomasi anlayışına sahip olduğunu belirten Kurtulmuş, ne kadar zor olursa olsun meselelerin diplomasi masasında konuşulabileceğini söyledi.
Türkiye’nin yalnızca kendi sorunlarında değil, çevresindeki ülkeleri ilgilendiren meselelerde de diplomatik çözüm arayışını sürdürdüğünü belirten Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşını örnek gösterdi.
2022 yılının Mart ayında İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Rusya ve Ukrayna taraflarının aynı masa etrafında toplandığını hatırlatan Kurtulmuş, farklı bölgelerde devam eden çatışmaların da Türkiye’nin bu yaklaşımı sayesinde çözüm yönünde ilerleyebileceğini söyledi.
“Türkiye’nin Bir Tane Ekseni Vardır”
Türkiye’nin dış politikasının aktif ve çok taraflı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Türkiye’nin NATO üyeliğinin yanı sıra İslam İşbirliği Teşkilatında yer aldığını, Avrupa Birliği’ne aday ülke olduğunu, Balkanlar ve Kafkaslar’ın bir parçası olarak Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirdiğini anlattı.
Karadeniz Ekonomik İşbirliği başta olmak üzere farklı uluslararası yapılarla ilişkilerin sürdürüldüğünü belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin yönünün yalnızca tek bir tarafa dönük olmadığını söyledi.
Türkiye’nin zaman zaman “eksen kayması” eleştirileriyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Kurtulmuş, “Türkiye’nin bir tane ekseni vardır, o da kendisinin milli, yerli eksenidir; Türkiye’nin eksenidir” dedi.
Parlamenter Diplomasi Mesajı
Türkiye’nin dış politikasının bir diğer önemli özelliğinin ilkeli olması gerektiğini belirten Kurtulmuş, farklı ülkelere kapalı kapılar ardında farklı mesajlar verilmediğini söyledi.
Türkiye’nin çok katmanlı bir dış politika izlediğini ifade eden Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yürüttüğü liderlik diplomasisinin yanı sıra uluslararası kuruluşlarla ilişkilerin de en üst seviyede sürdürüldüğünü kaydetti.
Parlamenter diplomasiye de değinen Kurtulmuş, TBMM Dışişleri Komisyonu ve ilgili komisyonların NATO, AKPM ve Avrupa Parlamentosu gibi uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini söyledi.
Kültürel Diplomasiye TİKA Ve Kızılay Örneği
Türkiye’nin kültürel diplomasi açısından dünyanın en aktif ülkelerinden biri olduğunu belirten Kurtulmuş, TİKA, Kızılay ve diğer yardım kuruluşlarının Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar ve Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi.
Kültürel diplomasi kurumlarının oluşturdukları ağlarla önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, bunun Türkiye açısından gelecek dönemde güçlü bir imkân oluşturacağını dile getirdi.
Osmanlı’nın çöküş döneminden itibaren geniş coğrafyada parçalanma ve bölünme süreçlerinin yaşandığını söyleyen Kurtulmuş, Türkiye’nin bu coğrafyada birleşmenin, bütünleşmenin ve yeniden bir araya gelmenin adresi olmayı hedeflediğini belirtti.
Birinci Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı coğrafyasının Sykes-Picot planı çerçevesinde bölündüğünü söyleyen Kurtulmuş, etnik farklılıklar ile mezhebi ve dini ayrılıkların çatışma unsurlarına dönüştürüldüğünü ifade etti.
“Bir Asırlık Ayrılığı Geride Bırakıyoruz”
Kurtulmuş, söz konusu ayrıştırma politikalarının coğrafyada ciddi sonuçlar doğurduğunu, sınırlarla ayrılan halkların birbirlerine düşman edilmeye çalışıldığını söyledi.
Sudan, Irak ve Suriye’de yaşanan çatışmalara dikkat çeken Kurtulmuş, bölgede artık derlenme ve toparlanma zamanının geldiğini belirtti.
“Bir asırlık ayrılığı Allah’ın izniyle geride bırakıyoruz” diyen Kurtulmuş, bölgenin birlikte hareket ederek yeniden güçlü şekilde ayağa kalkacağını söyledi.
“Terör Meselesini Geride Bırakıyoruz”
Konuşmasının önemli bölümünü “Terörsüz Türkiye” sürecine ayıran Kurtulmuş, gençlere seslenerek gelecekte Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin, Sünnilerin ve Şiilerin birlikte hareket ettiği bir bölgenin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.
“Terörsüz Türkiye” meselesinin bu sürecin ilk adımı olduğunu belirten Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısını heba ettiğimiz terör meselesini geride bırakıyoruz. 40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz.”
Türkiye’de Türklerin, Kürtlerin ve diğer etnik yapılardan insanların bir ve beraber şekilde yollarına devam edeceğini söyleyen Kurtulmuş, bundan sonraki sözün ayrılık, ayrıştırma ve ötekileştirme değil, kardeşlik ve beraberlik üzerine kurulacağını ifade etti.

Kurtulmuş, bu anlayışın yalnızca Türkiye sınırları içinde değil, bölge genelinde etkili olacağını ve “terörsüz bir bölge” hedefinin hayata geçirileceğini söyledi.
Demokrasi Ve Özgürlükler Adası’ndan Menderes Mesajı
Gençlerin önünün açık olduğunu belirten Kurtulmuş, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın taşıdığı tarihi anlam üzerinde de durdu.
Adnan Menderes ve arkadaşlarının burada hapsedildiğini ve yargılandığını hatırlatan Kurtulmuş, demokrasiye karşı hareket edenlerin isimlerinin bugün hatırlanmadığını, demokrasi mücadelesi verenlerin ise tarihe geçtiğini söyledi.
Kurtulmuş, Adnan Menderes ve arkadaşlarının yanı sıra Turgut Özal ve Necmettin Erbakan’ı da andı.
Türkiye’de son 25 yılda verilen demokrasi mücadelesinin en zor dönemlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik yaptığını ifade eden Kurtulmuş, Erdoğan’ın da millet tarafından hayırla yad edileceğini söyledi.
Ayasofya Ve Başörtüsü Mesajı
Kurtulmuş konuşmasında Ayasofya’nın ibadete açılmasına ve geçmişte yaşanan başörtüsü yasaklarına da değindi.
Necip Fazıl’ın “Ayasofya mutlaka açılacaktır” sözlerini gençlik yıllarında dinlediğini anlatan Kurtulmuş, yıllarca Ayasofya’nın açılması için mitingler düzenlendiğini hatırlattı.
Ayasofya’nın ibadete açılmasını millet iradesi ve egemenliğinin sembollerinden biri olarak değerlendiren Kurtulmuş, Ayasofya’nın ibadete açık kalacağını söyledi.
Üniversitelerde geçmişte başörtülü öğrencilerin yaşadığı sorunları hatırlatan Kurtulmuş, Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı’nın Meclis’te yaşadıklarını da örnek gösterdi.
Kurtulmuş, bugün başörtülü ve başı açık vatandaşların herhangi bir ayrım yapılmadan milletvekili, savcı, hâkim, vali, kaymakam, doktor ve öğretmen olarak kamu hizmetinde görev alabildiğini ifade etti.
“Dünya 5’ten Büyüktür Sözü Yeni Bir Motto Oldu”
Kurtulmuş, yeni ve adil bir dünya düzeninin kurulması gerektiğini belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” sözünü hatırlattı.
Bu ifadenin ilk dile getirildiği dönemde farklı karşılandığını söyleyen Kurtulmuş, bugün ise dünyanın mazlum milletleri açısından yeni bir motto haline geldiğini savundu.
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere dünya sisteminin kurumları, kuralları ve kavramlarıyla yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, gençlerin bu değişime şahit olacağını ifade etti.
“Türkiye Büyük Ve Güçlü Bir Ülke Olmuştur”
Dünyadaki bütün insanların fıtratta, ülkelerin ise egemenlikte eşit olduğu bir düzenin kurulabileceğini belirten Kurtulmuş, gençlerin bu sürecin öncülerinden olmasını istedi.
“Türkiye büyük ve güçlü bir ülke olmuştur. Şimdi sizin göreviniz yeni bir dünyayı inşa etmektir” diyen Kurtulmuş, Türkiye’nin bunu gerçekleştirecek birikime, tecrübeye ve insan gücüne sahip olduğunu söyledi.
Ülkenin geçmişe göre çok daha güçlü olduğunu belirten Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğündeki yönetimin, halkın desteğiyle Türkiye’nin önüne koyduğu meseleleri çözerek yoluna devam ettiğini ifade etti.
Bosphorus Diplomasi Forumu’nun kapanış programı, toplu aile fotoğrafının çekilmesi ve hediye takdimlerinin ardından sona erdi.




