Kayseri’deki iki üniversitenin yeni dönem rektörlük süreciyle birlikte dikkat çekici bir ziyaret trafiği yaşandığı belirtiliyor. Erciyes Üniversitesi ve Kayseri Üniversitesi rektörlüğüne aday olduğu ifade edilen yaklaşık 70 akademisyenin, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’i ziyaret ettiği ileri sürülüyor. Akademik hedeflerle çıkılan rektörlük yolunda ziyaretlerin neden özellikle Böhürler’in makamında yoğunlaştığı ise merak konusu oldu.
Adaylar neden diğer milletvekillerine gitmedi?
AK Parti’nin Kayseri’de Ayşe Böhürler ile birlikte toplam 6 milletvekili bulunuyor. Ancak edinilen bilgilere göre rektör adayları, diğer AK Parti milletvekillerini ya hiç ziyaret etmedi ya da bazı milletvekillerine yalnızca 5-8 aday gitti.
Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı MHP’nin de Kayseri’de iki milletvekili bulunmasına rağmen rektör adaylarının bu isimlere benzer yoğunlukta ziyaret gerçekleştirmediği belirtiliyor.
Ortaya çıkan bu tablo, görüşmelerin sıradan birer nezaket ziyaretinden daha farklı bir anlam taşıyıp taşımadığı sorusunu beraberinde getirdi. Madem amaç Kayseri milletvekillerine üniversiteler için hazırlanan projeleri anlatmaktı, aynı projeler neden diğer milletvekillerine sunulmadı?
Neden yaklaşık 70 adayın yolu özellikle Ayşe Böhürler’in makamında kesişti?

Adaylar Böhürler’in etkili olabileceğine mi inanıyor?
Türkiye’de devlet üniversitelerinin rektörleri Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Bu nedenle adayların, iktidar milletvekili olan ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile güçlü ilişkilere sahip bulunduğu düşünülen Ayşe Böhürler’in süreçte etkili olabileceğine inanarak bu ziyaretleri gerçekleştirdiği iddia ediliyor.
Ziyaret trafiğinin arkasında şu ihtimallerin bulunduğu konuşuluyor:
• Böhürler’in rektör atama sürecinde etkili olabileceğinin düşünülmesi,
• Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile ilişkilerinin güçlü görülmesi,
• Kayseri’de eğitim ve üniversitelerle ilgili kararlarda söz sahibi olduğuna inanılması,
• Adayların isimlerini Ankara’ya ulaştırmak veya destek talep etmek istemesi.
Elbette her ziyaret bir destek talebi anlamına gelmez. Ancak yaklaşık 70 adayın aynı siyasi ismin kapısını çalması, buna karşılık diğer milletvekillerinin ziyaret listesinde yok denecek kadar az yer alması, “Bu yoğun ilginin sebebi yalnızca nezaket mi?” sorusunu kaçınılmaz hâle getiriyor.

Yusuf Adıgüzel’in atanmasında Böhürler’in etkili olduğu söylentisi
Rektör adaylarının Ayşe Böhürler’e gösterdiği yoğun ilginin arkasında, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in atanma sürecine ilişkin akademik çevrelerde konuşulan iddiaların da etkili olmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla 20 Aralık 2024 tarihinde Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne atandı. Ancak Adıgüzel’in atanmasında Ayşe Böhürler’in destek verdiği ve etkili olduğu yönünde bazı çevrelerde söylentiler bulunduğu ifade ediliyor. Bu iddiayı doğrulayan resmî bir açıklama veya kamuoyuna yansımış somut bir belge ise bulunmuyor.

Göç ve iletişim alanındaki ortak temaslar dikkat çekiyor
Böhürler ile Adıgüzel’in geçmişte çeşitli ortak çalışma alanlarında bir araya gelmesi, söz konusu söylentilerin kaynaklarından biri olarak gösteriliyor.
Sosyolog ve göç uzmanı olan Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel; iletişim, göç, yurt dışındaki Türkler, kent ve sivil toplum alanlarında akademik çalışmalar yürütüyor. Ayşe Böhürler de gazetecilik hayatı boyunca göç, mülteciler ve toplumsal meseleler üzerine yazılar kaleme aldı, saha araştırmaları yaptı ve belgesel çalışmalarına imza attı.
İki isim, SETA tarafından düzenlenen “Mülteci Krizi 2.0 ve Avrupa’nın Tutumu” başlıklı uluslararası panelde birlikte konuşmacı olarak yer aldı. Böhürler’in bazı köşe yazılarında Adıgüzel’in özellikle göçmen girişimciler üzerine gerçekleştirdiği saha araştırmalarına atıfta bulunduğu da görülüyor.
Her iki ismin iletişim ve medya alanıyla da güçlü bağları bulunuyor. Prof. Dr. Adıgüzel’in iletişim akademisyenliği ve dekanlık geçmişi bulunurken Böhürler, uzun yıllardır gazetecilik, televizyonculuk ve medya alanında çalışmalar yürütüyor.
Sosyal medyaya yansıyan görünür etkileşimlerin ise daha çok ortak katıldıkları akademik ve toplumsal paneller, kurumsal etkinlikler ve bilimsel çalışmalar üzerinden gerçekleştiği görülüyor. İkilinin özel veya doğrudan samimi paylaşımlarından ziyade mesleki ve kurumsal temasları öne çıkıyor.
Bu temaslar destek söylentilerini besledi mi?
Böhürler ile Adıgüzel arasındaki ortak çalışma alanları ve geçmişteki akademik temaslar, Böhürler’in Adıgüzel’in rektörlüğünü desteklediği yönündeki söylentileri beslemiş olabilir. Ancak mesleki veya akademik temasların tek başına bir kişinin rektör olarak atanmasında etkili olunduğunu göstermeyeceği de açık. Böhürler’in Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in atanma sürecinde herhangi bir rol üstlendiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Buna rağmen Kayseri’de rektörlüğe aday olan isimlerin, Anadolu Üniversitesi’ndeki atamaya ilişkin bu söylentilerden etkilenerek Böhürler’in kapısını çalmış olabileceği ihtimali konuşuluyor.
Adaylar, Böhürler’in Cumhurbaşkanlığı Külliyesi nezdinde görüş ve önerilerinin dikkate alındığına inandıkları için mi kendisini ziyaret etti? Anadolu Üniversitesi’ndeki atama için konuşulan formülün Kayseri’de de etkili olabileceği mi düşünüldü?

Akademik yarış mı, siyasi destek arayışı mı?
Üniversitelere rektör olmak isteyen adayların akademik çalışmaları, bilimsel başarıları, yönetim tecrübeleri ve üniversiteye ilişkin projeleriyle öne çıkması bekleniyor.
Ancak adaylık sürecinde siyasetçi ziyaretlerinin bu kadar yoğunlaşması, rektörlük yarışında akademik yeterlilik kadar siyasi temasların da önemsendiği izlenimini oluşturuyor.
Rektör adaylarının projelerini ve hedeflerini anlatmak için milletvekillerini ziyaret etmesi doğal karşılanabilir. Fakat ziyaretlerin büyük ölçüde tek bir milletvekilinde yoğunlaşması, diğer AK Parti ve MHP milletvekillerinin ise neden tercih edilmediği sorusunu daha da önemli hâle getiriyor.
Yaklaşık 70 akademisyenin aynı kapıda buluşması tesadüf müdür bilinmez; ancak ortaya çıkan tablo, Kayseri’deki rektörlük yarışının üniversite koridorlarından çok siyasi makamların ziyaretçi salonlarında konuşulduğu yönündeki tartışmaları şimdiden başlatmış görünüyor.




