Yılın ilk yarısında yaşanan fiyat artışları nedeniyle emekli ve memur maaşlarında yapılacak düzenleme kamuoyunun en çok takip ettiği ekonomik gelişmeler arasında yer alıyor. Özellikle son dönemde yükselen yaşam maliyetleri nedeniyle milyonlarca vatandaş, açıklanacak enflasyon rakamlarının maaşlarına nasıl yansıyacağını yakından izliyor.
İLK BEŞ AYLIK ENFLASYON VERİLERİ ZAM HESABININ TEMELİNİ OLUŞTURDU
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı resmi verilere göre yılın ilk beş ayında enflasyon toplamda yüzde 16,60 olarak gerçekleşti. Ocak ayında yüzde 4,84 olarak kaydedilen enflasyon, şubat ayında yüzde 2,96, mart ayında yüzde 1,94, nisan ayında yüzde 4,18 ve mayıs ayında yüzde 1,71 seviyesinde gerçekleşti.
Bu veriler doğrultusunda SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yansıyacak zam oranı şimdiden yüzde 16,60'a ulaşmış durumda. Memur ve memur emeklileri açısından bakıldığında ise toplu sözleşme hükümleri ve enflasyon farkı dikkate alındığında oluşan zam oranı yüzde 12,40 seviyesinde bulunuyor.
Ancak Temmuz ayında uygulanacak kesin artış oranlarının belirlenebilmesi için haziran ayı enflasyon rakamının da açıklanması gerekiyor. Bu nedenle gözler şimdi Türkiye İstatistik Kurumu'nun 3 Temmuz'da duyuracağı son veriye çevrilmiş durumda.
MERKEZ BANKASI ANKETİ MAAŞ ARTIŞLARI İÇİN YOL GÖSTERDİ
Piyasaların yakından takip ettiği Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi'nde ekonomistlerin ve finans uzmanlarının haziran ayı enflasyon beklentisi ortalama yüzde 1,36 olarak hesaplandı. Söz konusu beklentinin gerçekleşmesi halinde yılın ilk altı aylık toplam enflasyon oranı yüzde 18,19 seviyesine ulaşacak.
Bu oran yalnızca enflasyon görünümü açısından değil, emekli ve memur maaşlarının yeniden hesaplanması açısından da büyük önem taşıyor. Çünkü SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranı doğrudan altı aylık enflasyon verisine göre belirlenirken, memur ve memur emeklileri toplu sözleşme zammına ek olarak oluşan enflasyon farkını maaşlarına yansıtıyor.
Ekonomistlerin beklentilerinin gerçekleşmesi halinde Temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 18,19 oranında zam alması bekleniyor. Memur ve memur emeklileri için hesaplanan artış oranı ise yüzde 13,93 seviyesinde bulunuyor.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Temmuz zammına ilişkin hesaplamalar en düşük emekli aylığında da önemli bir yükselişe işaret ediyor. Mevcut durumda 20 bin lira seviyesinde bulunan en düşük emekli maaşının, yüzde 18,19'luk artış senaryosunda yaklaşık 23 bin 638 liraya çıkabileceği hesaplanıyor.
Ancak uzmanlar burada önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor. En düşük emekli aylığının artırılması yalnızca enflasyon hesabıyla gerçekleşmiyor. Hükümet ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılabilecek olası yasal düzenlemeler de bu rakamın şekillenmesinde belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle nihai rakamın resmi açıklamalar sonrasında netleşeceği belirtiliyor.
MEMUR MAAŞLARINDA BEKLENEN YENİ SEVİYE
Temmuz ayında yapılacak artışla birlikte en düşük memur maaşında da dikkat çekici bir yükseliş bekleniyor. Hesaplamalara göre yüzde 13,93'lük zam oranının uygulanması durumunda en düşük memur maaşı yaklaşık 70 bin 511 liraya ulaşabilecek.
Bununla birlikte öğretmen, polis, hemşire, uzman doktor ve diğer kamu personelinin maaşlarında da unvan ve dereceye göre farklı oranlarda artış yaşanacak. Kesin maaş tabloları ise haziran enflasyonunun açıklanmasının ardından netleşecek.
GÖZLER 3 TEMMUZ'DA AÇIKLANACAK VERİDE
Temmuz maaş zamlarının kesinleşmesi için artık son viraja girilmiş durumda. Merkez Bankası'nın anket sonuçları güçlü bir beklenti ortaya koyarken, milyonlarca memur ve emekli için belirleyici olacak son veri TÜİK tarafından açıklanacak haziran ayı enflasyonu olacak.
Haziran ayı verisinin beklentilerin üzerinde ya da altında gelmesi halinde zam oranlarında da değişiklik yaşanabilecek. Bu nedenle şu an yapılan hesaplamalar tahmini niteliği taşırken, kesin rakamlar resmi enflasyon verisinin açıklanmasının ardından belli olacak.
Önümüzdeki günlerde açıklanacak veriler, yalnızca maaş zamlarını değil, sosyal yardım ödemelerinden kıdem tazminatı tavanına kadar birçok ekonomik kalemin yeniden şekillenmesine de yön verecek.




