Uzmanlar, sosyal güvenlik sisteminin temel amacı olan uzun vadeli mali sürdürülebilirliğin, kurum varlıklarının satışıyla sağlanamayacağını belirterek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

25 İLDE 200 TAŞINMAZ SATIŞTA

SGK tarafından yayımlanan ihale duyurusuna göre Türkiye'nin 25 farklı ilinde bulunan toplam 200 taşınmaz elektronik ortamda açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıldı. Satışların 20-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirileceği bildirildi.

Satış listesinde arsa, tarla, iş yeri ve çeşitli niteliklerde taşınmazların yer aldığı belirtilirken, söz konusu gayrimenkullerin piyasa değerlerinin bulunduğu bölgelere göre önemli farklılıklar gösterdiği ifade edildi.

Kurumun satışa sunduğu taşınmazların muhammen bedellerinin 2,5 milyon liradan başlayıp 105 milyon liraya kadar yükseldiği öğrenildi. Yapılacak satışlardan toplamda yaklaşık 2 milyar 714 milyon 710 bin lira gelir elde edilmesi hedefleniyor.

BDDK'dan onay geldi: Türkiye'deki banka el değiştiriyor! Yeni sahibi belli oldu
BDDK'dan onay geldi: Türkiye'deki banka el değiştiriyor! Yeni sahibi belli oldu
İçeriği Görüntüle

EKONOMİK KRİZ VE KAMU VARLIKLARI

Muhalefet partileri ve bazı ekonomi çevreleri, son yıllarda kamuya ait varlıkların satışında belirgin bir artış yaşandığını savunuyor. Özelleştirme politikalarının uzun süredir devam ettiğini belirten eleştirmenler, Cumhuriyet döneminde kurulan birçok fabrika, liman, enerji tesisi ve maden işletmesinin geçmiş yıllarda elden çıkarıldığını hatırlatıyor.

Ekonomistler, üretim odaklı büyüme yerine kaynak yaratmak amacıyla kamu taşınmazlarının satışına başvurulmasının kısa vadeli bir gelir sağladığını ancak uzun vadede kamu maliyesine kalıcı katkı sunmadığını ifade ediyor.

Son dönemde çeşitli kamu kurumlarına ait lojmanlar, hizmet binaları ve arsaların da satış listelerine eklenmesi dikkat çekiyor. SGK’nın gerçekleştireceği yeni satış dalgası ise sosyal güvenlik sisteminin mali yapısına ilişkin kaygıları daha da artırmış durumda.

“EMEKLİNİN TEMİNATI ELDEN ÇIKIYOR” ELEŞTİRİSİ

Kararın ardından birçok sendika ve emekli örgütü tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda SGK’nın sahip olduğu taşınmazların yalnızca kurumun malı olmadığı, aynı zamanda milyonlarca çalışanın ve emeklinin geleceğine yönelik güvence niteliği taşıdığı vurgulandı.

Eleştirilerde, yıllar boyunca çalışanların ödediği primlerle oluşan sosyal güvenlik sisteminin açıklarının, taşınmaz satışlarıyla kapatılmaya çalışılmasının sürdürülebilir bir yöntem olmadığı ifade edildi.

Bazı uzmanlar ise satışların kurumun nakit ihtiyacını geçici olarak karşılayacağını ancak yapısal sorunları ortadan kaldırmayacağını belirtiyor. Nüfusun yaşlanması, kayıt dışı istihdam, düşük ücret politikaları ve prim gelirlerindeki yetersizlik gibi temel sorunların çözülmeden SGK’nın mali dengesinin sağlanmasının zor olduğu değerlendiriliyor.

SGK’NIN MALİ TABLOSU TARTIŞILIYOR

Sosyal Güvenlik Kurumu son yıllarda merkezi bütçeden önemli miktarda kaynak transferi alan kurumlar arasında yer alıyor. Emekli sayısındaki artış, düşük prim tahsilatı ve yüksek sosyal güvenlik harcamaları nedeniyle kurumun bütçe dengesi üzerindeki baskının arttığı belirtiliyor.

Ekonomi çevrelerine göre taşınmaz satışlarından elde edilmesi beklenen yaklaşık 2,7 milyar liralık gelir, SGK'nın yıllık harcamaları dikkate alındığında oldukça sınırlı bir kaynak niteliğinde bulunuyor. Bu nedenle satışların kurumsal mali yapıyı köklü biçimde düzeltmeyeceği görüşü öne çıkıyor.

GÖZLER TEMMUZ AYINDAKİ İHALELERDE

20-31 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek elektronik ihaleler, hem yatırımcılar hem de kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Satışların tamamlanması halinde SGK kasasına milyarlarca liralık ek gelir girmesi beklenirken, sosyal güvenlik sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaların da devam edeceği öngörülüyor.

Muhalefet partileri, emekli örgütleri ve bazı ekonomi uzmanları, kamu kurumlarının sahip olduğu stratejik taşınmazların satılması yerine üretim, istihdam ve kayıt dışılıkla mücadeleye dayalı ekonomik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Türkiye’de milyonlarca çalışan ve emeklinin güvencesi olarak görülen Sosyal Güvenlik Kurumu’nun taşınmaz satışları, ekonomik darboğazın kamu kurumları üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne sererken, sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Kaynak: Haber merkezi