Zekâ seviyesini, akademide gösterilen başarılar ya da yapılan IQ testleri belirlemiyor. Zekâ ölçütü olarak belirlenen ilk özellik, bireyin kendi bilgilerinin yetersizliğini, eksik olduğunu ya da yanlış olduğunu kabul etmesiyle başlıyor.

Toplum normlarında bu durum özgüven eksikliği olarak tanımlansa da bilinenin aksine zekilerin gösterdiği davranışlarını başında yer alıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda bu bireylerin dogmatik(değiştirilemez) bilgilere sahip olmadığı hatta yeni verilerle birlikte fikirlerini değiştirebilmeye açık olduklarını söyleniyor.

Yeşilay ve Ziraat Katılım beraber yenilikçi adımlar atıyor
Yeşilay ve Ziraat Katılım beraber yenilikçi adımlar atıyor
İçeriği Görüntüle

Kişinin bütün bilgilerinin doğru olamayacağını yanılgı payı olabileceğini düşünerek her zaman bilgilerini yetersiz bulur. Ve bu durumda da sürekli kendine yeni bir şeyler katan bir birey haline dönüşür.

Zeki olarak tanımlanan insanlar kendi fikrine karşıt bir görüşle karşılaştığı zaman kulaklarını kapatmak yerine, daha dikkatli dinliyor ve görüşlerini titizlikle inceliyor.

zeka

BİLMEDİĞİNİ BİLMEK

Diğer yandan da kişinin kendinde bulunan bir özelliği sürekli dillendirmesinin de aslında tam tersi yönünde olduğu belirtiliyor. Yani birey yeteneği olmayan bir konuda kendini sürekli ön plana çıkarırken, gerçekten zeki ve bilgi sahibi olan bireylerin bilgilerini, yeteneklerini paylaşma konusunda daha temkinli ve mütevazı olduğu görülüyor. Yani asıl zeki insanlar her şeyi bildiğini savunanlar değil de “bilmediğini bilenler” oluyor.

Bireysel davranışların yanı sıra toplumsal davranışlarda zekâ üzerinde önemli bir yer ediniyor. Zeki bireylerin kendi eksikliklerini kabul ederek yeni bilgi kaynaklarına yönelebilme ve hatalarından da daha hızlı ders çıkarabildiği gözlemleniyor.

Bilinen bir diğer yanlış ise sürekli hayatı sorgulayan insanların zeki olduğunu düşünmek… Asıl zeki insanların hayatın gidişatını sürekli sorgulamak yerine gidişatı iyi gözlemleyen ve farklı bakış açılarını harmanlayan insanlar olduğunu belirtiyor. Çağdaş psikoloji, bireyin bir konunun doğruluğundan kesin emin olmasından ziyade meraklı ve sorgulayan bireylerin gelişmiş zekâya sahip olduğunu açıklıyor.

Zeki insanlarda görülen diğer özellikler ise; hayatında değişen şartlara hızlı uyum sağlamak ve yolunda gitmeyen bazı durumlarda esneklik gösterebilmek, bireyin kendi duygularını anlaması ve yönetebilmesi, başkalarıyla güçlü bağlar kurması, olaylara tek açıdan bakmak yerine geniş bir perspektiften bakıp olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurabilmesi, ikili diyaloglarda dinlemeyi bilmesi ve konuşma da geçen ufak detayları fark edebilmesi yer alıyor.

En önemli detaylardan biri ise zeki bireyler hangi durumla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar erken pes etmezler ve yolundan gitmeyen bir durum varsa hatalarından ders çıkarırlar. Toplum içindeki iletişimleri de oldukça güçlüdür, pozitif düşünceye daha eğimli olan bu bireyler girdiği ortamın enerjisini olumlu yönde değiştirirler.

Kaynak: Aslı Yener