Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 19. Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı"na katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Uraloğlu, “Yeni çağın en stratejik kaynağı veridir, yani bilgidir. Veri artık yalnızca arşivlenen bir yığın değil; üretimin hammaddesi, güvenliğin kalkanı, ekonominin motoru ve egemenliğin temelidir. Yapay zeka, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve yüksek performanslı hesaplama çağında bir ülkenin gücü; veriyi üretebilme, kendi topraklarında tutabilme, işleyebilme, koruyabilme ve değere dönüştürebilme kabiliyetiyle ölçülüyor. Bu verinin nerede barındırıldığı, hangi standartlarda işlendiği ve kimlerin kontrolünde olduğu meselesi artık yalnızca teknolojik değil; aynı zamanda stratejik, ekonomik ve milli bir meseledir ve hiç şüphesiz, verinin egemenliğini tesis eden ülkeler yarının kazananı olacaktır" diye konuştu.
‘EN ÜST DÜZEY GÜVENLİKLE KORUYACAKTIR’
Siber güvenlik konusunun hem Türkiye hem de uluslararası toplum açısından kritik önem taşıdığını belirten Bakan Uraloğlu, "Kamu ve özel sektör eliyle yükselttiğimiz veri merkezlerini Türkiye'nin yeni dijital kaleleri olarak görüyoruz. Temmuz ayında Ankara Gölbaşı'nda temelini attığımız TÜRKSAT Veri Merkezi, 35 bin 300 metrekarelik dev alanıyla Türkiye'nin en büyük veri merkezlerinden biri olacaktır. Mevcut kapasitemizi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda 8 katın üzerine çıkaracak bu tesis; e-Devlet başta olmak üzere kritik kamu verilerini yerli yazılımlarla, uluslararası standartlarda ve en üst düzey güvenlikle koruyacaktır" ifadelerini kullandı.
‘TEKNOLOJİK EGEMENLİĞİMİZİN EN SOMUT İFADESİDİR’
"Eylül ayında hizmete aldığımız Vodafone İzmir Veri Merkezi de Ege Bölgesi'nin en büyük veri merkezi olarak bu dijital kaleler zincirine önemli bir halka eklemiştir diyen Bakan Uraloğlu, “Böylece Türkiye'nin dijital güvenlik haritasını adım adım genişletiyoruz. Kriptoloji açısından veri merkezleri, dijital varlıklarımızın uzun vadeli güvenliğinin teminatıdır. Veriyi kendi topraklarımızda tutmak, işlemek ve korumak; siber bağımsızlığımızın ve teknolojik egemenliğimizin en somut ifadesidir" şeklinde konuştu.
‘KAPASİTEMİZİN ULUSLARARASI DÜZEYDE TESCİLİ NİTELİĞİNDEDİR’
Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki kurumsal kapasitesini ve uluslararası alandaki başarısını vurgulayan Abdulkadir Uraloğlu, "Siber Güvenlik Başkanlığı'nın kuruluşu, ülkemizin siber dünyadaki milli çıkarlarını koruma iradesinin somut bir tezahürüdür. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin 2024 Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm alanlarda tam puan alarak ‘Seviye 1: Rol Model Ülke' kategorisinde yer alması, bu alandaki kurumsal kapasitemizin uluslararası düzeyde tescili niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
‘DİJİTAL DÜNYADA EN ÇOK KORUMAMIZ GEREKENLER ÇOCUKLARIMIZDIR’
15 yaş altına sosyal ağ hizmeti ile ilgili konuşan Uraloğlu, “Dijital dünyada en çok korumamız gerekenler çocuklarımızdır. Siber Güvenlik Başkanlığımızca hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikle, 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal ağ hizmeti sunulması sınırlandırılmıştır. Yaş doğrulamasının e-Devlet üzerinden yapılması, 15-18 yaş grubu için özel koruma tedbirleri uygulanması ve ebeveyn kontrol araçlarının zorunlu kılınması; çocuklarımızın dijital ortamın risklerinden korunması yönündeki kararlılığımızın açık göstergesidir. Çocuklarımızın sağlıklı gelişimini ön planda tutmak, ailelerimizin yanında olmak ve platformların daha fazla sorumluluk üstlenmesini sağlamak, milli güvenlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçasıdır" dedi.




