Ezbere bildiğim yazarları saygıyla bir kenara koyup yeni isimler keşfediyorum anlayacağınız. Keşfediyorum evet, çünkü " Ben yazarım ve bu da şahane yeni kitabım. Alın mutlaka okuyun" gibi saçma tanıtımların etkisiyle tanımadım bu isimleri.
Raflardaki yüzlerce kitabı hiç erinmeden, tek tek kurcalayıp, kitabın adından başlayarak ve arka kapağıyla ilk üç sayfasını okuyarak, " Evet, bu gerçekten kayda değer ve okunur" diyerek tanıdım. Ve sahiden diğer yazarlardan çok farklılar. Yazdıkları kısa öykülere, en basit kelimeleri kullanarak yani lafı dolandırmayıp, öyle ağdalı cümle kurma telaşına düşmeden de derin anlamlar katabiliyorlar. BASİT, NET VE DERİN ! Ki bence yazılan eğer bir olay öyküsü ise, tıpkı Orhan Veli'nin şiirleri gibi sade ve net olmalı her şey. Diğer türlüsü genelde hayal kırıklığı oldu bende.
Mesela birkaç hafta önce ‘Elif Şafak'ın ‘’Havva'nın Üç Kızı’’ kitabını okudum. İlk yüz sayfayı neredeyse nefes almadan okuyor ve soran herkese gayet güzel ve akıcı diyordum. Ama öykü uzadıkça artan beklentim, kitabı bitirdiğimde kocaman bir hayal kırıklığı oldu. Kitabı bitirme gücümü ise, her iki paragrafta bir kullandığı ‘’ SKANDAL’’ kelimesinden aldım diyebilirim. Ne yazık ki şuan kitap hakkındaki genel görüşüm, Skandal !
En güçlü anlatılması gereken karakterler o kadar zayıf tutulup, inceliksiz sunulmuştu ki , üstüne bir de hikayenin hala anlam veremediğim sonu eklenince tam bir fiyasko oldu benim için. Hatta dedim ki, ‘’Keşke bazı kitapların ilk kısmına yakışmayan o garip sonları garanti kapsamına girse de servise yollayabilsek… ‘’ Yani bilmiyorum. Ya da yazarlar okurlarına böyle mükemmel sonlar vaat etmese her zaman…
Buna benzer bir düşünceye bir de Orhan Pamuk’un Kırmızı Saçlı Kadın’ında kapılmıştım. Ama tabi Havva’nın Üç Kızı kadar yavan değildi. Karakterlerin biraz daha derinine inmişti hiç değilse ! Orhan Pamuk’u eleştirmek kesinlikle haddim değil, biliyorum ama hemen hemen tüm kitaplarını okuyan biri olarak bu serzenişimi haklı görün… Kafamızda anlatım tarzı belli olan, zamanında kelimelerini içimize işleye işleye yazan yazarlar bir anda bir kitapla okurunu şaşırtıp alt üst edebiliyor. Yani aslında yazının başında saydığım isimlere yönelmemin nedeni de bu şaşkınlıktı.
Şimdi kendime yaşam bilgeliğini ve kültürel donanımını, okura bilmişlik taslamadan, muazzam sonlar vaddetmeden en sade haliyle kelimelerine dokuyan isimlerin dünyasındayım. Bir süre de böyle kalacağım. Sevgiler...