Bir taşın üzerinde göğsünü tutan bir kadın oturuyor, başında da meraklı insanlar ve kızı ile eşi vardı. Polis geldi, hemen kocayı bir kenara çekip, polis otosuna bindirdi, kız ‘babamı bırakmam’ diyerek babasının yanından ayrılmadı.
Daha sonra 112 Acil ekipleri geldi, taşın üzerinde oturan kadını ambulansa aldılar. Kadın sol göğüs altından bıçaklanmıştı. Bıçaklayan da kocasıymış. Kadının durumu iyi, şuuru açık, ambulans da duruyordu. Bu sıra polis otosundan babasının yanındaki kız indi ve ambulansa gelerek, ‘anne babamı şikayet etme, isteyerek, bilerek yapmadı’ diye ağlamaya başladı. Anne de ‘tamam kızım, aklı başında değildi’ diyerek kızını sakinleştirdi.
Baba gözaltına alındı, anne hastaneye götürüldü.
Ben de bir taraftan etrafta bilgi almaya çalışıyordum. Bir komşusu, ‘adam çok iyi birisiydi. Solak Bülent derlerdi, çok güzel bağlama çalardı, yanımda yıllarca çalıştı, son zamanlarda ise kendisini iyice boşladı’ demişti.
Neyse ki olay çok büyük değildi, sıyrıklar olan kadının durumu gayet iyi, sadece geceyi hastanede geçirecekti. Kadın, eşinden şikayetçi olmadığı için kocası da serbest kalmıştı.
Ve gece evde yalnız kalan adam, yine bunalıma girdi, mutfaktan aldığı bıçağı kalbine sapladı.
Sabah eve gelen yakınları adamın cansız bedeni ile karşılaştı.
Ve bir aile dramı daha acı son ile bitti.