Mustafa Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada CHP'de son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. İBB davasına ilişkin konuşan Adıgüzel, "Daha iddianame yazılmadan 'dosya bomboş' diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır" ifadelerini kullandı.

"İBB Davasında Çok Ağır İddialar Var"

CHP'li vekil, İBB davasındaki iddiaların ciddiye alınması gerektiğini belirterek, dosyanın boş olmadığını savundu.

Adıgüzel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan dosya bomboş diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır."

Adıgüzel, devamında hukuki süreçte iddialara karşı somut cevap verilmesi gerektiğini belirterek, "Ortada bir cinayet var. Video kaydı, şahitler, katil, maktul. Çıkıyor katil diyor ki 'Bu ülkede yargı siyasallaşmış ben suçsuzum'. Böyle bir şey olabilir mi?" dedi.

Cezaevi ziyaretlerine de değinen Adıgüzel, bir kişiyi ziyaret etmenin yanlışları onaylamak anlamına gelmediğini ifade etti. Ziyaretlerin farklı sebepleri olabileceğini söyleyen Adıgüzel, görüşme içeriğinin ise iki tarafın sorumluluğunda olduğunu belirtti.

Adıgüzel, "Ziyaretlerimde İmamoğlu'na da uyarılarda bulundum, fakat dikkate almadı" açıklamasında bulundu.

"CHP Kimsenin Malı Değil"

İmamoğlu'nun duruşmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mustafa Adıgüzel, savunma sürecinde farklı gerekçeler öne sürüldüğünü söyledi.

Adıgüzel, "Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim, bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok" ifadelerini kullandı.

CHP'nin herhangi bir kişi için kullanılacak bir yapı olmadığını belirten Adıgüzel, "CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz" dedi.

"CHP Silivri'nin Kapısına Mahkum Edildi"

İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP'nin kendi gündeminden uzaklaştığını savunan Adıgüzel, partinin Silivri merkezli siyaset yaptığını ileri sürdü.

Vahap Seçer tercihini yaptı! Bağlılığını böyle açıkladı
Vahap Seçer tercihini yaptı! Bağlılığını böyle açıkladı
İçeriği Görüntüle

Adıgüzel, yaptığı değerlendirmede vatandaşların kendi gündemlerinin unutulmasından rahatsız olduğunu belirterek, miting ve eylemlerin sonuç alması gerektiğini söyledi.

CHP Ordu Milletvekili, şu ifadeleri kullandı:

"Millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri'nin kapısına mahkûm edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri'nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın? Hiç. Kendin hariç."

"İddialar Kişilerle Sınırlı Değil"

CHP'li belediyeler hakkında gündeme gelen yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi suçlamalara da değinen Adıgüzel, iddiaların yalnızca kişilerle sınırlı olmadığını savundu.

Adıgüzel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Birincisi orada iddialar o kişiler ile sınırlı değil. Tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi. İkincisi de CHP ellerinden alınınca yeni bir parti lazımdı, mahkeme kapılarında siperlik."

CHP'nin son iki yıldır Silivri ve saray kapısına mahkûm edildiğini öne süren Adıgüzel, siyaset dışı suçlamalara hukuki cevap verilmesi gerektiğini söyledi.

Adıgüzel, "İçerdeki hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP'yi kendine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz" dedi.

Kaynak: İHA