5 yıldır çocuğunu göremediğinden, eski eşi olan kadının kızını göstermediğinden bahsetti.Kendisine bununla ilgili belgen var mı diye sordum?O da yanında getirdiği çok sayıda belgeden birisini bana uzattı. Mahkeme kararında kızın velayetinin anneye verildiği, babanın da her ayın 1’i ile 3’ü arasında kızını saat:17.00’a kadar görebileceği yazıyordu.
Adamın sosyal medya hesabına baktım, her gün kızının fotoğraflarını paylaşıyor, kızını göremediği için acı çekiyor, insanlar da şahsa destek olmaya çalışıyorlar.
Hani bir çok kez televizyonlarda haber olarak karşımıza çıkıyor, içimiz parçalanıyor ya…
Hani kızını icra memuru kanalıyla gelip alıyor, görüyor, tekrar götürüyorlar ya…
O durumu da yaşamak istemediğini söyleyen babanın yetkililerden yardım istediğini yazdım, şahsın çocuğunu görmek istediğini, onu çok özlediğini yazdım. Eski karısının ismini dahi geçirmedim.
Bir babanın sadece kızını görmek istemesini kaleme aldım ve şahıs ‘Allah razı olsun’ diyerek gazeteden ayrıldı.
Birkaç gün sonra bir kadın telefon ile arayarak, kendisini tanıttı.
O şahsın eski eşi olduğunu, neler yaşadığını benim bilmediğimi söyledi. Kadın ile uzun uzun telefonda konuştuk, şiddete uğradığını, kızını korku ile okula gönderdiğini, kapıdan dışarı dahi çıkamadığını ve elinde darp raporu olduğunu söyledi. Ben de kendisine böyle bir şikayet varsa kendisini de haber yapabileceğimi, eski kocasını tanımadığımı söyledim. Kadın avukatı ile görüşüp bana dönecekti, dönmedi.
Ve bir sabah telefon geldi, polis memuru telefonun ucundaki, ‘savcı bey bir konu ile ilgili ifadenizi istedi’ dedi. Baş üstüne diyerek gidip ifademi verdim.Üstüne üstlük bir de o avukatı benden de şikayetçi olmuş. Gazetemizde kızın fotoğrafını yayınlayarak, kızın psikolojisini bozmuşuz, çok utanmış. Bir kız annesinden ayrıldı diye babasından utanır mı? Babasının elindeki fotoğraftan küçük bir kızın neden psikolojisi bozulsun?
Eh be kadın! Darp edilmişsin, dayak yemişsin, işkence görmüşsün, içim acıdı sen anlattıkça, hatta o haberini yaptığım adamdan nefret bile ettim. Ama o bir baba ve kızını o babadan uzaklaştırırsan o şahıs daha kötü şeyler yapabilir. Daha kötü yollara başvurabilir, daha geçen aylarda bir kadın kızının önünde boğazından bıçaklanarak katledildi. Sana işkence yaptığını iddia ettiğin ama ‘hayır yazmayın’ dediğin o psikopat adam kızını göremiyor diye Allah korusun aynısını sana da yaparsa, hesabını kim verecek?Biz bir kez daha kadın cinayeti haberi yazmak istemiyoruz. Bir gazeteciyi gidip şikayet edeceğiniz yere, gelin o gazeteciye derdinizi, tasanızı anlatın, medya gücü ile o eğer gerçekten anlattığınız psikopat bir adam ise onu kodese tıktıralım, bırakın kızını görmeyi, size yaptıkları yüzünden cezasını da çeksin.
Ne siz ne de kızınız böyle korku dolu bir hayat yaşamayın…
Size bir kez daha sesleniyorum, gelin derdinizi anlatın, polise, savcıya, basına…
Ve bir kadın cinayeti daha yaşanmasın bu memlekette. Şunu da unutmayın ki! Bizler şiddetle mücadelede kadın ve çocukların yanındayız, olmaya da devam edeceğiz.
Bu köşe yazısını geçtiğimiz aylarda kaleme almıştım. Savcımız o kadınınşikayetinin değerlendirmesini yapmış ve kararını vermiş. Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan değerlendirmede yapılan haberde herhangi bir suç oluşturan cümlenin olmadığı, kızını görmediğini iddia eden bir babanın dramının yapıldığı, zaten aleni olan bir mahkeme ilamının kamuoyu ile paylaşıldığı ve kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş. Yani yargıyı, mahkemeyi, emniyeti gereksiz yere meşgul ettiniz, basını şikayet edeceğiniz yere, size işkence ettiğini, tehdit ettiğini söylediğiniz o şahsı şikayet etseydiniz, belki şuan o şahıs içerideydi.
Canı sıkılan, haberi beğenmeyen, kısacası önüne gelen savcılığa gidip bizleri şikayet ediyor. Etsin bakalım, bizim adaletimize güvenimiz hiçbir zaman azalmadı ve devletimizin her zaman yanında olduk. Bir kere daha buradan dile getiriyorum.
Biz yazmazsak bu karanlıklar ortaya çıkmayacak ve bu dramları yazmaya devam edeceğiz.