Kayseri Tanıtım Günleri’nin son gününde gitme fırsatı buldum. Bu etkinliklerin ilkini yerden yere vurmuştum. Ancak bu kez etkinlik alanı gerçekten çok güzel olmuştu. Üstelik pastırma ve sucuk firmalarının tamamı, herkesin bildiği Kayseri firmalarıydı.

İlk etkinlikte belediyelerin stantları oldukça iyiydi ama bu kez çok daha başarılı hazırlanmıştı. Tüm fotoğrafları da paylaşımıma ekleyeceğim. Gerçekten emek verilmiş, üzerinde çalışılmış. Özellikle Talas Belediyesi ile Büyükşehir Belediyesinin stantları müthişti.

Kayseri’nin tanıtımı adına her ayrıntı düşünülmüş. Büyük bir tepsi içerisinde Kayseri’nin tüm lezzetlerine yer verilmiş. Üstelik standa girer girmez sizi mantı sıkan bir hanımefendi karşılıyor. Daha ne olsun?

Talas Belediyesi ise tam da Talas’a yakışır şekilde, kültürünü yansıtan bir stant tasarlamış. Yaman Dede Konağı’nı andıran harika bir bölüm hazırlanmıştı.

Dışarıda yemek yenilen ayrı bir bölüme de yer verilmişti; ancak orası biraz eksik kalmış gibiydi. Fakat şunu söylemeden geçemeyeceğim: Bu kez nevzine diye revani kakalamıyorlardı. Bizzat gördüm; gerçekten nevzine vardı. Daha önce çakma bir “Erciyes” getirmişlerdi, şimdi ise teleferik koymuşlar.

Kısacası, giderek kendini geliştiren bir etkinlik hâline geliyor.

Dikkatimi çeken bir diğer konu ise neredeyse hiç kimsenin olmamasıydı. Açıkçası ilk düzenlenen etkinlik daha kalabalıktı. Elbette diğer günlerdeki yoğunluğu bilemem; ancak benim ziyaret ettiğim sırada alanın oldukça boş olduğunu söyleyebilirim.

Bu kadar emek verilmişken tanıtımının daha iyi yapılması gerektiğini düşünüyorum. Acaba seçilen yer mi uygun değildi, yoksa tanıtım mı yetersiz kaldı, bilemiyorum.

Bir şeyi söylemezsem içimde kalır… Daha önceki etkinliği yerden yere vurduğum için beni eleştiren, hatta Kayseri düşmanı ilan eden gazeteciler oldu.

Gelmemişler, görmemişler; orada neler yaşandığından haberleri yok. Buna rağmen bana, “Neden böyle yazıyorsun, Kayseri’yi kötülüyorsun?” diyorlar. Yani aslında demek istedikleri şu: “Görme, sus.”

Hadi buyurun, gelin de şimdi yazın bakalım. Kayseri’de oturduğunuz yerden konuşmak en kolayı! Eğer ben her şeye “iyi” ve “güzel” deseydim, bugün kim bilir nerelerde olurdum.

Ama ben her zaman vicdanıma doğru geleni yazmaya söz verdim. Siz kaleminizi işinize geldiğinde başkalarına tutturabilirsiniz; o sizin vicdanınızdır.

Ben ise eğriye eğri, doğruya doğru demeye devam edeceğim.