“İnsanın kendisi hedefleri, arzuları ve amaçları olan bir canlı ama bunlarda bize bir takım güçler kazandırıyor. Ve bu güçlerin bizleri ne kadar daralttığını, gücünüzün ne kadar güçsüzlük olduğunu anlatmaya çalışacağım” diyor. TEDx konuşmacısı Cem Mumcu.

“yolculuk, en çok bunun için lazım. Çünkü insan bir yolculuk yaptığında hem kendinden gider, hem de kendine doğru gider. Eğer çok hesaplanmamışsa ve plan yapılmamışsa, eğer karşılaşmalara, etkiye, burnunun sürtmesine, düşmeye, başaramamaya kendini bırakırsa kendinden gider, kendine gider.

İçinizden ‘ben şuyum’ diye bir tarifte bulunmaya çalışın. Eğer, bunların içinde ben başarılıyım, ben yazarım, ben iş adamıyım, ben şuyum ya da buyum diye bitiriyorsanız o şey aslında sizin kendinizden uzaklaştığınız anlamına gelir. O şey sizi o şeyin içine tıkar. Mutlaka ve mutlaka o şeyin dışına çıkıp, konforunuzu bozacak şeylere yürümektir yolculuk. Onun için sadece yolculuklarda kazandığımız değil, bir başka kişilerle de kurduğumuz ilişkilerde de bir anlamda yolculuk yaparız ve bir hayli de zorlanırız. Anne olursun çocuğun öğretir. Bazen de gidemezsin tekâmül edersin. Gitmek işinin ana meselesi bu şaşırmaya, burun sürtmeye, dağılmaya ve tarif etmeye, ben şuyumdan ben buyumdan Ben’e geçecek yolculuk kıymetlidir. Yolculuk bir diğerine uzanmak, bir yerlerde kendinle karşılaşmak ve karşılaştığın kendini sorgulamak anlamına gelir. Rilke’nin çok sevdiğim bir sözü var: ‘sandığınız değilim, sandığınız şeylerden hiçbiri değilim, sandıkta değilim.’

Çünkü bütün bu kişiliklerin beni nasıl daralttığını biliyorum. Örneğin; yazar demek yazar duruşu demek, o an bittin sen. Bu gibi bunların hepsi azaltıcı. Kendinizi tanımladığınız o an aslında sizin kendinize olan işgalinizdir. Eğer bir gün herkesin bildiği bir isminiz olursa, bir gece yarısı elinizi havaya kaldırın ve kimsenin bilmediği bir isim dileyin.” Bu cümlenin bendeki anlamı şöyle; herkes aileden tutunda çevresine kadar bir şöhrete ve tanınırlığa sahip. Hani bir cümle vardı. Bir gün herkes 5 dakikalığına ünlü olacak diye. Her birimiz aslında ünlüyüz ve belli bir bilinirliğimiz ve şöhretimiz var. Aslında şöhret demek kendi benliğinin bir başkaları tarafından da ele geçirilmesi demek. O anlamda diyorum ki; kendi halinizden hoşnut değilseniz, bir haberdar da olmayın.

Terapi gibi bir köşenin daha sonuna geldik.

Hoşça Kalın…