Kandil gecesiydi, sabaha kadar dualar edip namazlar kıldık, sabah kalkıp mübarek Cuma gününe sabah namazımız ile başladık, yine dualar ettik Mehmetçiğimiz için…

Sabaha karşı uyuduğumu hatırlıyorum…

28 Şubat sabahı, 33 kahraman Mehmetçiğimizin acı haberi tüm Türkiye’ye ateş düşürdü…

Şehitlerimizin kimlikleri belli olmaya başladığında ise içim bir kez daha yandı…

Kayseri'den Gaziantep'e, Batman'dan Mardin'e, Uşak'tan Erzurum'a kadar dört bir yanımızdan ağıtlar göklere yükseldi…

Gün dua günüydü, her zamankinden çok koşa koşa Cuma namazına gittik…

Cuma’da imam hutbeyi okudu…

Şehitlere dualar etti…

Hutbenin sonunda cami imamı, şair Yahya Kemal Bayatlı’ya ait şu şiiri okudu:
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyednâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Sesi titredi, yutkundu, kelimeler boğazına düğümlendi, kendisini tutmasa hıçkıra hıçkıra ağlayacaktı cami imamı…

Bütün cemaat iç çekti, gözler dolu dolu namaz kıldık.

Yok yok, daha fazla kelam etmeye gücüm yok…

Cuma’da ettiğimiz dua ile sözlerime son veriyorum:

“Allah’ım! Kahraman ordumuza nusretini ve zaferini, cennet yurdumuza lütuf ve bereketini ikram eyle! Allah’ım! Şehitlerimize merhametini, gazilerimize inayetini, milletimize şefkatini esirgeme! Ya Rabbi! Ezanımızı dindirtme! Vatanımızı böldürtme! Bayrağımızı indirtme! Başımızı eğdirtme! Mehmetçiğimizin ayağına taş değdirtme! Ya Rabbi! Birlik ve beraberliğimizi, sabır ve metanetimizi artır! Acılarımızı dindir, umudumuzu zafere eriştir! Âmin!”