Eğitim toplumumuzun ve hayatımızın ayrılmaz bir parçası hatta bir parça olmaktan çıkıp temel yapıtaşlarından biri haline geldi. Geçmişimizden geleceğimize kadar eğitim şart diyoruz. Eğitim olaylar çarkının içinden çıkıp hayatın her yerinde yer alıyor. Öyle ki, kendini ve hayatını hatta Dünya’yı değiştirebilirsin. Sihirli bir ok ile hokus pokus yaparak değil, araştırarak sorgulayarak, bilgilenerek. Bu çok zor olmasa gerek. Ne demiş Nelson Mandela: ”Dünya’yı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah EĞİTİMdir.”

Eğitim sadece dört duvar arasında okullarda kurumlarda verilen dersler değildir. Hayat baştan sona kadar eğitir seni. Ailenin verdiği oğlum veya kızım, büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgili ol. Çevreni kirletme çöpleri çöp kutusuna at… Gibi bizlere verdikleri çevre, insan ve hayvanlara olan bilinçliliği artırıcı iki söz bile eğitimdir.

Eğitimin temel amacı da bence bireylerin sınırlarının ve yeteneklerinin bilincine vararak yaşamına ve hayatına bunları yansıtabilmesi ve insanlığa faydalı bir birey olmasıdır. Aldığınız eğitimin niteliği ile yaşamınıza şekil verirsiniz hatta küçükken anne gibi, baba gibi, ya da öğretmenlerimiz hatta kendimiz yine kendimizin öğretmeni bile olabiliriz hayat denen bu döngünün içinde iyi bir öğretmene ve hayatınızda iz bırakan bir öğretmene denk gelmişseniz şans boncuğunuz ve nazar boncuğunuz cepte diyebilirim.

Yazımı Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ ün bir sözüyle bitirmek isterim.

“Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir, yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor demektir.”

Geriye değil, geleceğe…