Hayat sınavlarla doludur ve her yaşımızda hayat bizi farklı sınavlara sokar. Bazen çok zor bazen çok kolay olur. Ama hepimizin bilmesi gereken şey, hayatı tek bir sınava bağlamamak.
Bir insanın değeri aldığı puan yaptığı yanlış sayısı ya da kazandığı bölüm değildir. Hayat bazen bize başarıdan çok daha önemli şeyler öğretir.
İyisiyle kötüsüyle, soru iptalleriyle zorlu bir YKS sürecini daha geride bıraktık. Bu zorlu yarışta çok da yıprandık. Kimimiz mutlu bitirdik parkuru kimimiz hüzünlendik. Elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalıştık. Ama aldığımız bu puanlar ne bizim için süper bir başlangıç ne de dünyanın sonu değil kesinlikle. Bu konuda çok da katı anne ve babalar var. Hemen bir kıyaslama geçiliyor. Verdiği emeklerden başlıyorlar uğruna döktükleri paralara kadar her şey ortalara saçılıyor. Peki bir sınav uğruna kendi çocuklarımızı bu kadar yıpratmaya incitmeye kırmaya değer mi?
Hepimiz hayatımızın her alanında türlü türlü sınavlardan geçtik ve halende geçiyoruz. Bizler kendi sınavlarımızı verirken hep mutlu sonlamı bitiriyoruz. Yoksa bizimde başaramadığımız eksik kaldığımız konular olmuyor mu? İllaki oluyor. Ama bir şekilde toparlanıp kendi yolumuzu çizebiliyoruz. Bizler kendimize bu fırsatı tanırken neden çocuklarımızın bu zorlu süreçte yanlarında olamıyoruz. Onlara da bu fırsatı vermiyoruz.
Bizim çocuklarımıza karşı sevgimiz karşılıksız çıkarsız olmalı. Hiçbir sınav aldığı puan ya da not çocuklarımıza olan sevgimize gölge düşürmemeli. Anne baba olarak bizler çocuklarımızın her koşulda sonuç ne olursa olsun her zaman yanlarında olup en büyük destekçileri olmalıyız. Çocuklarımızın değerini aldığı puanlar ya da kazandığı okullar belirlememeli.
Çocuklarımızın notlarını konuşmadan önce verdikleri emeği görebilmek…
Sonuçlarını değerlendirmeden önce de hislerini duyabilmeliyiz.
Belki de en çok ihtiyaç duydukları şey de budur.