Bana soruyorlar, "15 Temmuz nedir?" diye... Anlatayım. O gece, ne sadece bir takvim yaprağıdır, Ne de sıradan bir karanlığın adıdır. O gece; toprağın altındakilerle üstündekilerin, Hainlerle vatanperverlerin karşı karşıya geldiği o büyük mizan günüdür.
I. Karanlığın Tarafı: Satılmış Ruhlar ve İhanet
O gece, kendi milletine namlu doğrultacak kadar körleşenlerin,
Ruhunu ve vatanını bir haine peşkeş çekmiş fetullahçı köpeklerin gecesidir.
- Sığınaklara kaçanların gecesidir:
Millet can derdindeyken köprü altlarında, kuytu mahzenlerde, bilinmeyen dağ evlerinde saklanan korkakların...
- Milletin silahını millete çevirenlerin gecesidir:
Gözü dönmüş, vicdanı kurumuş, kendi halkının üzerine bomba yağdıran namertlerin...
- Milli iradeyi zincire vurmak isteyenlerin gecesidir:
Demokrasiye, bu ülkenin namusuna el uzatmaya yeltenen satılmışların...
II. Aydınlığın Tarafı: Şanlı Vatanperverler
Ama o gece, sadece ihanetin değil;
Bu toprakların gördüğü en büyük şahlanışın da gecesidir!
Sağcısıyla, solcusuyla, dincisiyle, ateistiyle;
Milli birlik ve beraberliği can pahasına hatırlayan koca bir milletin gecesidir.
- Siper olan bedenlerin gecesidir:
Savaş uçağına sapanla taş atanların,
Dev gibi tankların altına korkusuzca yatanların,
Gelen mermilere göğsünü bir kale gibi siper edenlerin...
- Şehadet şerbeti içen yiğitlerin gecesidir:
Ayşelerin, Fatmaların, Hasanların, Hüseyinlerin...
"Önce vatan!" deyip bir an bile arkasına bakmadan şehit düşenlerin,
Ve uzuvlarını o gece orada bırakıp ömür boyu şerefle taşıyacak olan gazilerimizin...
- Gözünü kırpmadan ölüme yürüyenlerin gecesidir:
Öleceğini bile bile, vatana ihanet eden generali alnının çatından vuran,
Karanlığı tek bir kurşunla yıkan Ömer Halisdemirlerin gecesidir!
- Milletin yanında dimdik duranların gecesidir:
Halkını yalnız bırakmayan, Meclis’in çatısı altında bombalara meydan okuyan cesur siyasetçilerin,
Ve gerçeğin sesini tüm dünyaya duyurmak için canını dişine takan cesur gazetecilerin...
- Yollara barikat kuranların tarlasını yakanların gecesidir:
Hainlerin tankları kışladan çıkamasın diye çöp kamyonlarını, tırlarını kışla kapılarına siper eden belediye işçilerinin,
Savaş uçakları kalkamasın diye havaalanlarının, üslerin elektriğini gözünü kırpmadan kesen o yürekli elektrik çalışanlarının, savaş uçaklarını kör etmek için tarlalarını yakanların...
- Dualarla arşı titretenlerin gecesidir:
Devleti için, milleti için sabahlara kadar seccade başında gözyaşı döken anaların, babaların,
Minarelerden sela okuyup milleti kıyama davet eden o gür sesli imamların, müezzinlerin...
- Şanlı üniformanın gerçek sahiplerinin gecesidir:
Türkiye Cumhuriyeti'ni her şartta, iç ve dış tehdide karşı korumaya and içmiş,
Hainlere geçit vermeyen kahraman polisimizin ve şerefli Türk askerinin...
Bu gece;
"Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!" diyen
Ve vatanın namusunu çiğnetmeyen Türk evlatlarının şanlı zafer gecesidir.
Bu gece, Türk milletinin tarihe altın harflerle yazdığı,
Hainlerin ise tarihin çöplüğüne gömüldüğü o büyük dersin gecesidir!
Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!