En sonunda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim.
Büyük akıl Türkiye'nin savaşı girmesini istiyor. İlk tercihleri bunun müslüman ülke ile olması.
Bunların planlarına göre bu savaşta yorgun düşen bir Türkiye, Siyonizm için kolay bir lokma haline gelecektir.
Peki bunu nasıl yapacaklar adım adım izleyelim.
Şu anda düşük yoğunluklu ve her geçen gün genişleyen bir 3. Dünya savaşı'nı yaşıyoruz.
Savaşın Seydi hakkında iki ihtimal var. Biri baştan başa her şeyi planlanmış gidiyor diğeri planlanmamış yeni gelişmelerle devam ediyoruz.
Belki de başta yapılan hesap hatalarından dolayı savaşın genişlemesini durduramıyorlar Zira bütün plan İran'a yapılacak baskın operasyonlarla İran'ın pes edileceği zannına dayanıyordu Ancak bu plan çöktü. Şimdi kendi planlarını en zararsız bir şekilde telafi etmeye çalışıyorlar. Bu savaşı kim nedensiz yere durdurursa bu onun için bir yıkım olacaktır.
Bu nedenle her iki tarafta karşı tarafa diz çöktürmeye çalışıyor. Ancak şunu asla unutmayalım ki Amerika'nın hezimeti daha ağır olacaktır.
İran'ın yenilmesini istemeyen Rusya ve Çin ise arka faaliyetlerine son hızla devam ediyor. Bu satranç oyununda dünya tam bir kausa doğru sürükleniyor
Filmin sonunda Amerika Türkiye'ye karşı sert bir ikilem ortaya koyabilir.
Ya benimle savaşa gireceksin ya da nato'dan çıkacaksın. Buna olmaz diyenler şunu unutmasın ki her yarım saatte bir fikir değiştiren Bir Amerikan başkanıyla karşı karşıyayız
Savaş tüm hızıyla devam ederken
Ülkemizin değişik noktalarına düşen füzelerle aslında ülkemizin hava savunma gücünü test ediyorlar. Aksi halde ülkemiz üzerinde projesi olmayan hiçbir ülke füzelerini buraya atarak israf etmez.
Hürmüz boğazı krizi derinleşirse eninde sonunda NATO buraya müdahale edecektir zaten bunun sinyallerini yavaş yavaş görmeye başladık.
NATO müdahale ettiğinde bizim dışarıda kalmamız mümkün olabilir mi ?
Kanaatimce imkansız.
Yani bu senaryoya göre biz İran'la enin de sonunda karşı karşıya geleceğiz. Daha vahimi
NATO çekip gittiğinde İran'la Ne kadar süreceği belli olmayan bir savaşın içinde kendimiz bulacağız.
Kaderin cilvesi bu..
Kendimizi güvenceye almak için girdiğimiz NATO, başımızı belaya koyacak bir örgüt haline dönüşebilir..
Türkiye'nin bir savaşa girmeyeceğini iddia edenlere şunu soruyorum.
Türkiye İran'a savaş kararı alan NATO'ya şu soruyu sorabilecek güce sahip mi?
Hürmüz boğazı'nın kapan mesela neden olan kimdir.
Amerika'nın İran'a saldırması değil midir peki haksız bir eyleme karşı kapatılan Hürmüz boğazı'nın açılması için biz NATO olarak neden devriye girelim.
Savaşın bu noktaya gelme sebepleri NATO'ya ait olmadığı için NATO'nun bu savaşa girmesini kabul etmiyoruz.. bu kararı veto ediyoruz. Diyebilir mi?
Bu soruyu sorma gücünü kendinizde buluyorsanız sizi haklı ilan edebilirim.
Ama bütün NATO ülkelerinin savaş kararı alıp da Türkiye'nin bunun dışında kalması fiilen Natodan ihraç anlamına gelir ki bu daha kötü bir sonuç doğurur.
Bu kez mecburen İran'ın yanında natoya karşı savaşmamız gerekebilir. Yani dünyanın yeni oluşan güç dengesinde Biz Rus Çin ve İran safında yer alabiliriz
Nereden bakarsanız bakın iki tarafı Keskin bir kılıç gibi.
Zaten İsrail avuçlarını aşmış bizimle olan bir savaşı bekliyor.
Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur kuralını bir kez daha yaşayarak öğrenmenin acısını tadabiliriz..