Gerçekten kadın olmak bu kadar zor mu? Emeklerimizin karşısında başkasına ihtiyacımız var mı?

Bana sorarsanız bu ülkede en zor olan şey nedir diye, "Kadın olmak" derim. Gerçekten de çok zor zanaat. Oysaki kadın demek; anne demek, eş demek, varlık sebebimiz demek. Bizi var eden, doğuran, dokuz ay karnında, ömür boyu omuzlarında, sırtında taşıyan demek. Emek veren demek.

Ama gerçekten kadınlar bu emeklerinin karşılığını alabiliyor mu? Gerek çalışma hayatında gerekse evinin içinde; kimimiz bekarlığında baba evinde, kimimiz evlendiğimiz koca evinde yeterli değeri, ilgiyi görebiliyor muyuz? Görenler kendini şanslı sayıyor. Göremeyenlerin sonu ise çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor. Hele ki evlenmiş boşanmış isen işin daha da zor...

Oysaki ne umutlarla, ne hayallerle evleniyor. Belki de bu evliliği baba evinden bir kaçış noktası olarak görüyor. Ailesinden göremediği ilgiyi, sevgiyi bir başkasında arıyor. Daha tam anlamıyla tanımadan başka bir aileye gelin olarak gidiyor. Gittiği ailede belki kaynanasından, belki kocasından duymak, görmek istemediği şeylere maruz kalıyor. Bunlar çoğu zaman fiziksel şiddetle sonlanıyor. En küçük sebeplerden dolayı dayak yiyor ve dahası evden atılmaya kadar gidiyor konu.

Baba evine dönse adı dul'a çıkacak. İnsanların bakışları değişecek. Hele ki çocukları varsa sıkıntı daha da büyüyor. "Seni kabul ederiz ama çocuklarını bırak gel"e dönüyor mesele.

Kadınsan, özellikle de dulsunya, (halkın söylemiyle) bazı sapkın ruhlu erkekler tarafından rahatsız edilecek, taciz edilecek... Ve bunların hepsini senin üzerinde mübah sayıyorlar. Gülsen "çok gülüyorsun" olur, konuşsan "aranıyor" olursun. Başın açık olsa "yoldan çıkmış", başın kapalı olsa bu sefer de "içini merak ediyorlar". Mutlaka sana bir kulp takıyorlar. Hele ki bir de saplantılı, sapık ruhlu birine denk gelirsen; teklifini reddedecek olursan bunun bedelini canınla ödüyorsun. Sonrasında olay "namus cinayeti"ne ya da "o zaten o yolun yolcusuydu" olayına dönüşüyor.

Oysa evli olsun bekar olsun, kadının namusunu koruyacak, ona bekçilik yapacak kimseye ihtiyacı yok. Biz kadınlar, sizin bizlere yakıştırdığınız kimlikler olmasa ya da bizlere yaşama hakkı tanısanız; biz kendimizi sizlerden koruruz.