Bizim insanımız kimileri için suya sabuna dokunmaz der.

Lütfen suya sabuna dokunalım

dokunalım ki,

Kir den pastan da arınalım.

Bu günde eski Kayseri mahalleleri geldi akılıma

Gülük ,Çifte önü, Kalem kırdı, Tavukçu mahallesi Karaimam,Hacı mansur, Karaimam .

Daha bir çok mahalle …

Buralarda yonu taştan evler kimi tek katlı kimi iki katlı tavanlar yüksek tepeler mertekli nede güzel evler idi.

Benim çocukluğum böyle evlerde geçti…

Hey gidi günler..

1980 den sonradan başlayarak bunlar birer yıkıldı yerlerine yüksek katlı apartmanlar dikildi bu eylem modernleşmenin göstergesi gibi lanse edildi.

Sonraları Kayseri Lisesinin arka kısmı yani seten önünde bu yıkımlardan nasiplenemeyen birkaç konak varlığını sürdürdü.

O dönemlerde belediye buraları restore etti hatta onlara eşlik edilmek üzere eski konakları evleri andıran kimi yeni binalarda eklendi.

Eski Seten önü şimdiki Kayseri Mahallesi bu gün ek inşaatlarla bir yeni konsepte dönüştürülüyor.

Bu Kayseri mahallesinde birkaç STK da gözüme çarptı.

Setenönü hamamı da restore edilmiş ama içini görmedim

Ama asıl bir iki belki birkaç tane fazla butik otel ve onun eşlikçisi lokantalar işletmeciler tarafından faaliyet gösteriliyor.

Buraya kadar her şey güzel…

Buralardaki lokantalar İçkili lokanta imiş.

Buralarda doğal olarak canlı müzik te varmış.

Yani buralar turizm alanı vasfında imiş.

Dolayısı ile fiyatlar da ona göre.

Bir haylide el ve cep yakan durum söz konusu imiş.

Ben içkiye alkole takılmıyorum.

İçkiye alkole “aman içki alkol haram ”diyenler takılabilir.

Kimileri bira satıyor diye bazı bakkallardan ekmek kibrit dahi almaz iken

Hatta o bakkalın önünden geçmezken..

Bu içkili localı lokantalar da .

Sözüm ona…

Şehrin kaderini çizmek,

Vahim olan olan konulara bir hal çaresi bulmak için bir araya gelip.

Siyasetin ticaretin şehrin gidişatını,

kaderini de belirlerken.

Bu mistik tarih kokan lokantalard,

O “günah olan alkolünde” illaki kokusunu alıyorlardır.

Soralım o zaman

Evet muhteremler bu nasıl oluyor?

Kayseri mahallesi yapılırken ve şu anda yapılan yapılara,

Buraların işletmeciliğini “kimilerine” sunanlar.

Buraları Belediye veriyor ise?

Buralar da işletme açmak isteyen müteşebbisler kimileri tarafında tanınan bilinen birileri değillerse,

Fikirlerini sunmak için Belediyeye gitseler

Bayağı bir yorgunluk çekerler kim bilir beklide muhatap bile bulamazlar…

Birde şu konu var bu mekanları,

Kime neye nasıl niçin hangi vasıf ve özellikle verdiler

Bu müteşebbisleri neye göre seçtiler bilemeyiz.

İkili ilişkiler eş dost ahbap gibi faktörler illaki araya girmiştir.

1984 den beri vergi mükellefi bir iş insanıyım

Ayrıca girişimciliğimde fena sayılmaz.

Şahsen bana böyle bir teklif gelmedi.

Oysaki taaa dededen lokantacı otelci ve

Babadan eğitimciyim.

Demek ki ben ve benim gibi binlercesin de bu “girişimci ”ruhu görmemişler veya bizler gösterememişiz,

Ya da birileri görmek istememiş.

Veya aman bununla uğraşılmaz demişlerdir.

Dedim ya …

Suya sabuna dokunalım.

Ama bildiğimiz muhakeme ettiğimiz bir şey var ki.

Bu alanlar kimi belediyelerin işletmeciliğini kendilerinin yaptığı.

O güzel mekanlar gibi olabilirdi.

Şehrimizdeki o belediye başkanlarını da tebrik ediyorum.

Ne denir.

Marifet iltifata tabidir.

Bu mistik tarih kokan mekanları

İçki kokan ve lüks faturalı yerler yerine

Halkın rahatlıkla gidip çayını çorbasın içip yemeğini yiyeceği mekanlar yapsalardı.

Vatandaşta

Emeklisi

Çalışanı

Öğrencisi

Şehrimizin kimi belediyelerin hizmete açtığı

O tertemiz daha ekonomik

Mekanlar gibi

hizmetini alsa idi iyi olmaz mıydı?

Elbette pek alada olurdu.

Olurdu da o zaman

Kimilerine bu mekanlar da altın tabakta sunulmaz idi.

O Tarihi özellik verilen güzelim mekanlar belediyelerin işleteceği sosyal alanlar olsaydı ne çok daha verimli olmazmıydı.

Şehrin göbeğinde alkollü ve ultra fiyatlı bu yerlerin kimilerine altın tepside sunulması ne kadar etiktir.

Bu butik otellerde ve lokantaları kimler denetler kimler uygunluk verir bilmiyoruz.

Sorsak.

Buralar Turizm bakanlığına bağlı derler.

Derler de ?

İlgili bakanlıklar da bu ve benzeri yerlere içkili yer ruhsatı verilirken

Belediyeler ile ortak bir karar almıyorlar mı?

Burada sistemsel bir kopukluk varsa illaki buda düzeltilmeli.

Ama yine dönüp dolaşıp konu böyle tarihi mekân ve dokuların

Şahıslara verilmeden belediyelerin işletme kültürü ile sosyal mekân olarak halka açılması çok daha doğru olacak idi.

Şimdi birileri soracak özel teşebbüse karışımısın diye.

Hayır asla değilim.

Sebep sonuç ilişkisini irdelersek ve analitik düşünür isek.

Bu mekânlar vatandaşın işlettiği yerler olursa onlarda daha çok para kazanmak için turistik mekân ibaresini almak adına çaba sarf edeceklerdir.

Demem o ki ta baştan işi buraları birilerine verenler,

Sebep sonuç ilişkisini hesap etmek zorunda idi.

Turistin gelip gezeceği veya biraz durumu kıyak olanların gideceği bu yerlere,

Orta halli vatandaş neden gidemesin.

O tarihi yad etmek görmek bir çay içmek için herkes gitsin.

Lakin oralara garip guruba gidemiyor işte.

Burası net…

Ama bildiğimiz istediğimiz bir şey var o da bu gibi yerleri Sosyal tesis veya belediye işletmesi olarak görmek isteriz.

Bu gibi yerler Belediyelerce işletilip korunmalı ve halka hizmet vermelidir.

Evet Muhteremler

Suya sabuna dokunalım.

Dokunalım ki.

Bazı şeyler içimizde kalmasın.

Bu gibi tarihi doku taşıyan yerlere belediyelerimiz sahip çıkmalıdırlar.

Esen kalın….