Müftülük ve imamlık arasında farklar vardır. Yönetici ve personel gibi… Eğer sorumlu olduğunuz ilde sorumlu olduğunuz personelle ilgili sorun varsa bununla ilgili yaptıklarınızı ya da yapmadıklarını kamuoyuyla paylaşmanız lazım. İnsanlar merakla bekliyorlar sizin ağzınızdan çıkacak bir cümleyi. Diyelim ki bana özel açıklama yapmıyorsanız bile yazılı bir açıklama servis etmeniz gerekiyor. İşte burada imam ve müftü ayrımı oluyor. Sessiz kalma gibi bir lüksü yok bir yöneticinin. Gerçi ulusal bazı medya organlarında müftünün ağzından olmasa bile müftülükten alınan bilgilere yer verilmiş.
O HALDE MÜFTÜ BEY:
1-Bizim gazetemize açıklama yapmaktan neden çekiniyorsunuz? Sorular mı gözünüzü korkutuyor?
2-Ramazanda 10 dakikanızı bir gazeteciye ayıramayacak kadar nasıl meşgul olabilirsiniz?
3-Diyelim ki 10 dakikalık bile vaktiniz yok. Sizin talimatınızla en azından yazılı bir açıklama hazırlayacak kimse koca müftülükte yok mudur?
4-Pınarbaşı da bir imam kafasına göre vatandaşın cenaze namazını kıldırmıyorken müftünün sessizliğini koruması doğru mudur?
5-Geçtiğimiz gün Hacılar da yaşanan imam skandalının ardından ağzınızı bıçak açmamasını neye borçluyuz?
6-Pınarbaşı’da yaşanan olayın ardından Diyanet-sen açıklama yaparak Müftülüğü suçladı. Hadi hepsinde sustunuz da sizin kurumunuz karalanırken neden sustunuz?
Muhtemelen günlerdir olduğu gibi aradığım Müftüye bu yazıdan sonra da ulaşamayacağım… Amacım sadece okurlarımıza bize kızmasınlar diye yazmaktı sanmasınlar ki yaptığımız haberin peşine düşmüyoruz ve onların merak ettikleri soruları ilgililere iletmiyoruz. Bunları yapıyoruz fakat bazen koltuklara takılıyoruz.
Sonra bir abla çıkıyor telefona, ‘aradığınız müftüye şuanda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.’