Dile kolay, anlatılan varolan hikayelerin ne zaman ve hangi tarihte geçtiğini hiç bilemedim. Ama yüzlerce yıldır hikayeleri annemin yumuşak ve şefkat dolu sesinden dınlemek o kadar hoştu ki.

Böyle bir hikaye günümüzde olur mu diye düşünürdüm yıllardır. Burnumun dibinde bitti. Öyle bir aşk hikayesi ki, sormayın gitsin. Yıllarca birbirine delicesine aşık olan ancak eli eline değmeyen iki gencin hikayesi. Bu süreçte o kadar ilginçlikler yaşandı ki. Aşk haksızlık kaldırmaz derlerdi ya kaldırırmış, hem de nasıl kaldırırmış.

Psikologların iddia ettiği gibi aşk bir hastalık ve hatta insanı deli eden bir hastalık. Aşklarını aylarca cep telefonunda pişiren, ayda 5 biner mesajı harcamalarına rağmen kendilerine yetmeyenlerin aşkından tutun da saman altından su yürüten kimseye belli etmeden aşk yaşayanları gördüm. Ama birisi var ki hala anlamış değilim.

Bir insan aşkı için bir iki ay içinde 20 kilo birden kaybeder mi? Kızın ailesinin kapısına yüzden fazla gider mi? Kıza deli gibi aşık, aylarca hatta yıllarca umutla bekler mi? Kendisine gösterilen güzellerde sadece aşkının yüzünü gören aşık hiç gördünüz mü?

Toplum olarak her şeyimiz bozulmuş. Yalancının, sahtekarın, iki yüzlünün, paranın esirlerinin yaşadığı ve her geçen gün çoğaldığı bir ortamda tertemiz bir aşkla sevdiğine bağlı, ancak Allah’ın emrinden başka bir şey düşünmeyen, her şeyini ahlak kuralları içinde götüren, gencin topluma vereceği çok dersler var aslında.

Söz vermenin önemi ve değerini bilmeyenler gencin aşkının sebebini anlayamıyor. Birçoklarının kendisini adeta kınadığı bir ortamda her şeyi göze alıp aşkı için yaşayabilen kaç kişi var.

Aşkın da şekli değişti. Para, koltuk, makam, mevki, şan, şöhret gerçek aşkın yerini aldı. Gözler kör, duygular sönük, kalpler mühürlü, insanlar maskeli. Aşk ne yapsın? Bu insanlara nasıl bulaşsın.

Ne insanlar gördük ama tertemiz aşkla sevdiğine bağlı olan insanı yıllardır görmemiştim. Karaoğlan, mahsun, Karaoğlan sinirli, kara oğlan düşünceli. Ama karaoğlanın ağzı ve gönlü duaya açılmış.

Aşk haksızlık kabul eder mi? Evet ediyor hem de ne haksızlıklara göğüs geriyor. İnsanlık ölmüş diyorlar, aşkı unutan maddeye sarılan zaten yaşamıyordu ki.