görmediğimiz bir yerde hiç tanımadığımız insanları etrafımızdakilerden

farklıdır sanırız bazen?

İçinizden herkese haddini bildirmek gelir bazen. Kendi yaptıklarımız, hatalarımız, görmezden

geldiklerimiz susturur bizi bazen.

Bazen hayatınızın romanını yazmak gelir içinizden. Savaşlarda ağlayan çocuklar, evlatsız kalmış analar

gelir aklınıza ve cayarsınız bazen.

Küçücük bir adımı yok sayarız bazen. Oysaki o adım, bir garibe, bir dosta gülümsemektir bazen.

Bütün kitapları yakmak istersiniz bazen. Sonra içinizdeki tutkunun vazgeçirdiğini görürsünüz. Onca

kahramanlardan biriyle özdeşleşmişsinizdir bazen.

Tuttuğunuz takımı bırakmak istersiniz bazen. Sonra ağladığınız, sevindiğiniz, yağmurda çamurda

izlediğiniz, son paranızı bilet almaya verdiğiniz gelir aklınıza. Vazgeçersiniz.

Bütün politikacıları yok etmek gelir içinizden bazen. Sonra sizin de peşinden koştuğunuz anlamsız

şeyler ve bilmem kaç kişiyi kırdığınız, yok saydığınız gelir aklınıza. Vazgeçersiniz.

Bazen trafikteki bütün araçları yerin dibine gömmek istersiniz. Yolları anlamlı kılanın yolcular olduğu

gerçeği vazgeçirir sizi.

Bazen işe gitmek istemezsiniz. Beş para etmez patronunuzun tavırları şuranıza kadar gelir. İş

bulamayacağınız gerçeği kararınızdan döndürür sizi. Bazen bozulmasın deriz alıştığımız düzen.

Bazen bütün dünyayı yok etmek istersiniz. Uzaklarda bir yerlerde sevdiğiniz aklınıza gelir.

Bazen, bir banka soymak istersiniz. Uzak çok uzaklarda bir ada satın almayı düşlersiniz. Dilini

bilmediğiniz bir rüyadan korkar vazgeçersiniz.

Bazen, bir hayvan olsaydım dersiniz insanlardan iğrendiğiniz bir vakit. Hoyrat bir avcıya denk

gelmekten korkarsınız.

Bazen, sonsuz yaşamayı düşlersiniz. Sevdiklerinizin tek tek ölümüne şahit olmak kapatır düşlerinizin

perdesini.

İçinizden, kafanıza sıkmak geçer bazen. Bu şehirde bir yerlerde seni bütün ‘bazen’lerden vazgeçirecek

birileri durdurur sizi.

Bazen içinizdeki çocuğu ortaya çıkarmak istersiniz. Hiç büyümediğinizi fark edersiniz bazen.

Bazen, bazen diye başlayan cümleler kurarsınız. Aman sen de dersiniz bazen. Durduk yere

gülümsersiniz bazen.

Bir mesaj gelir bazen, uzaklardan çok uzaklardan, hem de burnunuzun dibindeki, görmeyi

beceremediğiniz, ihmal ettiğiniz dostlardan bazen.

Sokakta birine dokunup ‘ebe’ deyip kaçmak gelir içinizden bazen.

Bazen diye bir yazı yazmak gelir içinizden.

“bazen bir şehir geçer yalnızlığımızın raylarından

bazen bir türkü çizer bütün romanların üstünü

çiçekler kokar bazen teraslarında imgelerimizin

uzanıp tuttuğumuz hayal kırıklığıdır bazen.

uzaklarda olsa da sevdiklerimiz

bir düş kurumu uzaklıktadır bazen.” ddş

Değil bazen, hep gülün, hep mutlu olun.