Aslında yukarıda yazdığım gibi düşünmüyordum açıkçası… Genelde cahil insanlar, yaşı küçük, ya da çok yaşlı hayat tecrübesi olmayan, ya da bilgisiz insanlar dolandırılabilir diye düşünüyordum. Tabi ki insanlarımızı asla ve asla küçücük aşağılama duygusu yok içimde… Ancak bu dolandırıcıların hedefinde öyle insanlar vardı.

Taa ki Adliye’de karşıma çıkan bir haberi gözlerimle görene kadar tüm düşüncelerim değişti. Emekli bir profesörün dolandırıldığını öğrendim. Hem de kendi ağzından… Demek ki dolandırılıyormuş her insan dedim içimden…

Profesörün dolandırılma hikayesi ise tam bir dizi senaryosu gibi… Kendisini baş komiser, baş savcı olarak tanıtan kişiler arıyor ve terörle mücadele operasyonu kapsamında FETÖ’nün eline geçen kimlik bilgileri yüzünden tüm serveti isteniyor.

Profesör amca da büyük korku ve panik ile telefondakiler ne diyorsa yapıyor, daha sonra dolandırıldığını anlayınca gerçek polislere başvuruyor. Şüpheliler yakalandı ancak 1 milyon TL para yok olup, uçup gitti.

Sanıkların yargılamaları devam ediyor, duruşma esnasında sanıklardan birinin hesabına 355 bin TL para geçmiş, mahkeme başkanımız soruyor; ‘Sen hayatında hiç 355 bin TL para gördün mü’ Sanık cevabı herkesi güldürüyor: “Yok hakimim, zaten parayı görünce başım döndü.”

Duruşma Aralık ayına ertelendi, mağdur profesör sanıklardan şikayetçi ve zararının giderilmesini bekliyor ancak para ortada yok.

Anlayacağınız kısacası bu ülkede herkes aldatılır ve dolandırılır…

Siz siz olun telefon ile kendisini polis ve savcı olarak tanıtanlara asla itibar etmeyin, telefonu kapatıp hemen gerçek polisleri arayarak onlardan yardım isteyin…