Birgül, Şehidimizin mezarlığına en güzel çiçekleri ekerek, başına saksılarda en güzel gülleri koyarak, kendi kokusunu bıraktı… Biz onun neler hissettiğini bilemeyiz, onun için o çiçeklerin anlamını bilemeyiz, niyetini bilemeyiz, çiçekleri sularken eşinin toprağına neler fısıldadığını bilemeyiz… Orası işte onun özeli…
Bir takım insan bile bile demek istemiyorum varlıklar, Birgül ve Şehidimizin özeline girdi, mezarlığa gitti ve çiçekleri kopardı, saksıda Birgül’ün yazdığı yazıları sildi. Benim aklım almıyor, bu nasıl bir zihniyettir, bir insan bunu neden yapar? Yazıklar olsun!
Bu kadar kötü kalpli olacak ne yaşadılar?
Birgül şimdi Umrede maalesef onlar gibi vicdansız insanlar yüzünden, üzüldü…
O zalimlere şöyle seslendi: “ Yazıklar olsun bunu yapana, saksıdaki güllerini, toprağındaki güllerimi sökene, papatyalarımı söken ellerinize yazıklar olsun.
Rabbim öyle kötü bir kalp vermiş ki size bedduama gerek yok o yeter size. Saksıdaki yazılarımı silene yazıklar olsun. Allah bildiği gibi yapsın sizi! Bu mübarek yerde bana bunu hissettirdiniz ya kalbiniz batsın sizin.”
Ama bunları yapanların aksine öyle güzel insanlar var ki, Şehidimizin mezarlığına gitmişler, yeni güzel bir sürü çiçekler ekmişler, mezarını sulamışlar… Ve Birgül’ün o kadar hoşuna gitmiş ki, ‘önceki halinden bile daha güzel olmuş’ diyor.
Sonrada öyle bir şey dedi ki o sözlerle yazımı sonlandıracağım, “Kardeş kardeşin mutluluğunu ister, Gerisi fesatlıktır, teferruattır. Rabbim herkesin niyetini başına getirsin. Gönlüne göre versin.”