Mehmet Saçmacı’yı yakından tanırım; kendisiyle sık sık bir araya gelir, memleket ve Kayserispor üzerine sohbet ederiz. Bu sohbetlerimizin hemen hepsinde bana üstüne basa basa aynı şeyi söylerdi: "Kayserispor’un bırakın içinde olmayı, artık yanından bile geçmek istemiyorum."

Kendine göre haklı sebepler ileri sürüyordu. Hatırlarsınız, önceki dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın ricası ve talimatıyla bir süreliğine yönetime girmişti. Ancak ilk fırsatta da istifasını verip o koltuktan kalktı. Kendisine bunun sebebini sorduğumda, kulübün içler acısı durumda olduğunu anlatmıştı: "Muhasebeden sağlıklı bilgi alamıyoruz. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Hangi futbolcu geliyor, kim gidiyor, kime ne kadar borç var biz bile bilmiyoruz. Her şey gizli kapaklı, dumanlı bir havada yürütülüyor."
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım: dün kulüpte iddia ettiği o "gizli kapaklı" işlere isyan edip istifa eden Mehmet Saçmacı’nın bu duruşu, bugün kayserispor akil heyeti başkanı olması bir o kadar kafa karıştırıcı ve düşündürücü.

İşte tam da bu yüzden, o günlerin şahidi olarak bugün yaşananları sormak ve sorgulamak benim gazetecilik görevimdir.
Kayserispor kulislerinden sızan ve kamuoyunda yüksek sesle konuşulan son iddialar, kulübün geleceğine dair ciddi soru işaretleri oluşturmaya devam ediyor. Süreci hep birlikte en başından okuyalım: Memduh Başkan’ın talimatıyla, kulübü güya düzlüğe çıkarması için bir "akil adamlar" heyeti kuruluyor ve bu heyetin başına dün kulüpten isyan ederek ayrılan Mehmet Saçmacı getiriliyor. Buraya kadar her şey normal görünebilir. Ancak asıl fırtına bundan sonra kopuyor.

İddialara göre; Mehmet Saçmacı ve iş ortağı Ramazan Akkoyun, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden davetiye usulü sanırım 21 b denilen yöntemle tam 36 adet üst geçit ihalesi alıyor. Ne hikmetse bu dev ticari sürecin hemen ardından, Kayserispor camiasını rahatsız eden o görevlendirme hamlesi geliyor.

Yine iddiaların odağına göre; Hüseyin Beyhan’ın makam odasında, başta Mehmet Saçmacı olmak üzere akil adamlar heyeti toplanıyor. Ve bu odadan, ihale ortağı Ramazan Akkoyun’un kardeşi Turan Akkoyun’a Kayserispor Sportif Direktörlük görevinin verilmesi kararı çıkıyor. Şimdi hem Mehmet Saçmacı’nın geçmişteki isyanını bilen biri olarak, hem de büyük Kayserispor camiası adına soruyorum: Milyonluk ihale süreciyle, sportif direktörlük koltuğunun aynı döneme denk gelmesi tamamen kör bir tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tercih mi?

Kayserispor, bu şehrin en büyük markası, binlerce taraftarın ise çocukluk aşkı, sarı-kırmızı sevdasıdır. Zamanında "İçeride her şey gizli kapaklı yürütülüyor" diyerek haklı olarak masayı yumruklayanlar, bugün neden kararların kapalı kapılar ardında, makam odalarında alınmasına göz yumuyor? Sportif direktörlük gibi hayati bir makam, liyakata göre mi yoksa ticari ilişkilerin ve ortaklıkların hatırına mı dağıtılıyor? Açık ve net söylüyoruz: Kayserispor, kimsenin şahsi hesaplarının, ticari ortaklıklarının ya da perde arkası planlarının konusu olamaz.

Kamuoyu Acil Cevap Bekliyor!
Bu şehirde yaşayan, bu takıma gönül veren ve deplasman yollarında kahrolan taraftarın vicdanı rahatlatılmalıdır. Şeffaflık ve dürüst yönetim sadece zorda kalınca sığınılacak bir liman değildir. Başta Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve adı geçen "akil adamlar" olmak üzere, ilgili tüm tarafları kamuoyunda konuşulan bu iddialara net, şeffaf ve kaçamak olmayan cevaplar vermeye davet ediyoruz. Ayrıca Mehmet Saçmacı’nın daha önceden selzenizşte bulunduğu konuyu dikkate alarak, Memduh Büyükkılıç ve Kayserispor akilleri sürecin her adımını şeffaf yürütmelidir. Dün olduğu gibi bugün de Kayserispor’un menfaatlerinin ve bu iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız!