Dünya son yılların en kritik dönemlerinden birini yaşıyor. Bir yanda Rusya-Ukrayna savaşı, diğer yanda Gazze’de devam eden insanlık dramı, öte yanda Amerika ile İran arasında tırmanan gerilim… Böylesine hassas bir dönemde gözler bu kez Ankara’ya çevrildi.
NATO Liderler Zirvesi’nin Türkiye’de yapılacak olması sıradan bir diplomatik organizasyon değil. Bu zirvede alınacak kararlar sadece NATO ülkelerini değil, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyayı etkileyecek.
Bugün Karadeniz konuşulacaksa Türkiye masada.
Ortadoğu konuşulacaksa Türkiye masada.
Enerji güvenliği konuşulacaksa Türkiye masada.
Terörle mücadele konuşulacaksa yine Türkiye masada.
Çünkü Türkiye artık sadece bulunduğu coğrafyanın değil, küresel dengelerin de önemli aktörlerinden biri haline geldi.
Zirvenin en dikkat çeken başlıklarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması beklenen görüşme olacak.
Masada İran olacak.
Gazze olacak.
Rusya-Ukrayna savaşı olacak.
Savunma sanayii olacak.
Suriye olacak.
Türkiye’nin güvenlik kaygıları olacak.
Son dönemde Ankara ile Washington arasında yeniden temasların artması dikkat çekiyor. Her iki ülke birçok konuda farklı düşünüyor olabilir. Terörle mücadele, Suriye politikası ve savunma alanında geçmişten gelen görüş ayrılıkları devam ediyor. Ancak liderler düzeyinde diyalog kanallarının açık tutulması, hem iki ülke hem de bölgesel istikrar açısından önemli görülüyor.
Son haftalarda savunma sanayii alanında atılan bazı adımlar ve zirve öncesinde yürütülen diplomatik temaslar da ilişkilerde yeni bir sayfa açılabileceği yönündeki beklentileri artırdı. Elbette bunun nasıl sonuçlanacağını yapılacak görüşmeler gösterecek.
Türkiye son yıllarda sadece diplomasiyle değil, savunma sanayiindeki atılımlarıyla da adından söz ettiriyor. Yerli ve millî imkânlarla geliştirilen sistemler artık birçok ülkenin dikkatini çekiyor. Bu durum Türkiye’nin uluslararası masalardaki ağırlığını da artırıyor.
Uluslararası siyasette dostluklar değil, çıkarlar belirleyicidir.
Bu nedenle güçlü devlet olmak sadece askerî güçle olmaz.
Ekonominiz güçlü olacak.
Diplomasiniz güçlü olacak.
Savunma sanayiiniz güçlü olacak.
Ve en önemlisi, millet olarak ortak hedeflerde birleşeceksiniz.
İşte o zaman masada sözünüz dinlenir.
Bugün Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi bunun en somut örneklerinden biridir.
Bir zamanlar büyük güçlerin aldığı kararları uzaktan takip eden bir Türkiye vardı.
Bugün ise dünyanın en önemli liderlerini ağırlayan, krizlerin çözümünde görüşüne başvurulan ve masada ağırlığı hissedilen bir Türkiye var.
Temennimiz odur ki bu zirve, sadece yeni güvenlik kararlarının değil, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın da kapısını aralasın.
Çünkü güçlü Türkiye, sadece kendi vatandaşına güven vermez; bulunduğu coğrafyaya da umut olur.