***
Ben aslında bu satırlarda size Çilem’in beraatıyla ilgili sevinçlerimi, kaygılarımı yazacaktım ama haberlerin altına yapılan yorumları görünce ‘çilemden’ çıktım.
Yorumlarda yazılanlar beni şaşırtmadı sadece kızdırdı. ‘bu kadınlar ne ayak, adam haklıymış demek ki’ gibi kendini bilmez yorumlar okudum o fotoğraf karesini de sizlerle paylaşmak istedim. Bu yorumları yapma cüretini kadınların giymiş olduğu kıyafetlerden alıyorlar. Biri etek giymiş, biri ip askılı giymiş, orası burası ortada ya beyim hemen yorumu yapıştırıyor. Kendine dönüp de bu yorumu yaparken, ‘ben bunları düşünüyorsam acaba bende sorun olabilir mi? Ben potansiyel sapık olabilir miyim? Etek giyen kadına tahrik olacak kadar zihniyetim bozuk mu?’ gibi gibi soruları sıralayarak kendini yargılayabilir. Belki de hayatı boyunca yaptığı en doğru şey olur.
***
Çilem’e tekrar gelecek olursak eğer öldürmeseydi ölecekti. O zaman da kadın cinayeti yazacaktık. Kızacaktık, üzülecektik, ağlayacaktık. Şimdi size çok samimi bir açıklama yapmak istiyorum. Çilem’in hayatta olmasına çok seviniyorum. Ama bir o kadar da birinin hayatına son verildiği için kaygılıyım. Çünkü hep bir taraf ölecek, yok olacak. Çözüm bu olmamalı. Şimdi bana bu satırlardan dolayı kadınlar kızacak galiba. Hayır, hayır kızmayın bana… Bende kirpiğimiz yere düşmesin diye yazıyorum. Bunlar geçici çözümler daha doğrusu biri için çözüm bu Çilem için çözüm… Biz Ayşelere, Fatmalara, Sultanlara, Gamzelere, Burculara, Selmalara, bana yani tüm kadınlara çözüm bulmalıyız. O ilk yumruğun inmemesi için mücadele etmeliyiz. Erkek çocuklarımızı, kardeşlerimizi öyle büyütmeliyiz… Çünkü o ilk tokat, o ilk yumruk hepimize iner…
***
Çilemimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. O artık bizim için tüm kadınlar için farklı platformlarda mücadele edecek. Ve elbette kızının gülümsemesi için…
Kirpimiz yere düşmesin artık Çilemim…