Ah Kudüs, Vah Kudüs…

Ne hallere düştün sen Kudüs...

Hz. Peygamberimiz Muhammed (sav), “Ziyaretler ancak üç mekâna yapılır. Mekke’deki Mescidu’l-Haram’a, Medine’deki benim bu mescidime ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya.” buyurmuştu.

Resulullah’ın bu hadisi ile bu üç belde İslam’da kutsal ilan edilmiş ve bunların dışında kutsiyeti olan başka bir dördüncü şehirden söz edilmemişti.

Peygamberlerin en kutsal sırlara eriştiği Kutsal Kudüs, İslam âleminin kanayan yarası, şimdilerde verilecek karar ile insanlığın utanç tablosu oldu.

Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir. Kudüs, Mirac mucizesinin şahididir ve Mirac mucizesinin gerçekleştiği yerdir. Kudüs, Müslümanların izzetidir; onurudur; şerefidir.
Kudüs, sadece Filistinlilerin değil, bütün Müslümanların ortak davasıdır.

Artık, Mescidi Aksa'yı yıkmak için, ezanları susturmak için insanları öldürmek isteyen hain İsrail ve ADB’ye tüm dünyada Müslümanların ortak bir tavır takınması gerekiyor.

Ya uyandırın Bedr’in aslanlarını, ya da çağırın Kafkas kartallarını, söyleyin Selahaddin Eyyûbî’ye, MESCİD-İ AKSÂ ayaklar altında!

Aslında söyleyecek çok şey var ama bir dua ve bir şiir ile sözlerimi sonlandırıyorum:

DUA: “O lanetli kavimden intikam alınacağı gün, bu ümmetin kalbinden merhameti al Allah’ım!”

ŞİİR: “Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum

*

Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur

*

Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar

*

Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır

*

Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin. (Nuri Pakdil)”