Yine malesef ki yeniden, bir okul saldırısı sabahına uyandık. Bitmiyor bitmiyor.

Aileler çocuklarının kahvaltısını yaptırmış, okul formalarını giydirmişler, çantalarına kitaplarını da koyup sözde en korunaklı olması gereken yer eğitim yuvası, okullarına göndermişler. Her şeyden habersiz.

Sonrasında ne mi oluyor? On beş yaşında bir magandanın kurşunlarıyla çocuklar o en korunaklı olması gereken yerde yani okul da maalesef saldırıya uğruyor. Ne kadar acı bir durum değil mi? Emek verdiğin, gözünden sakındığın canından bir parçan ateş çemberinin içerisinde. Peki bunların sorumlusu kim? On beş yaşındaki çocuk mu, o çocuğun durumundan bir haber olup tedbirini almayan ailesi mi, okulda gerekli önlemleri almayan okul idaresi mi yoksa en tepede ki BAKAN OLUPTA BAKIP GÖREMEYEN sayın bakanımız mı? Bence bunların hepsinin de bu olayda ve önce ki olaylarda payları çok büyük. Önce ki olaylardan bu olaya kadar okullarda ne değişti mesela ne tedbirler alındı, hangi güvenlik önlemleri artırıldı ya da hangi güvenlik güçleri hangi okullara nasıl konumlandırıldı. Bu olayda da gördüğümüz üzere bunların hiçbirini bu ve bunun gibi daha birçok okul için göremiyoruz.

Daha kaç öğrencimiz yaralanacak ya da kaç öğretmenimiz o çocuklar için kendini siper edip canından olacak kaç ailelere daha ateş düşecek. Bu magandalara kaç can daha vereceğiz? Bunların hepsi bize acı bir ders olmalı. Şapkamızı önümüze alıp ister veli olarak ister idare olarak, isterse bakanlık olarak nerde yanlış yaptığımızı, eksiklerimizin neler olduğunu kendi vicdanımızda bir muhasebe etmeliyiz.

OKULDA ÖLÜYORUZ…

TATİLDE ÖLÜYORUZ…

DEPREMDE ÖLÜYORUZ…

SELDE ÖLÜYORUZ…

YURTTA ÖLÜYORUZ…

SOKAKTA ÖLÜYORÜZ…

Ama bizler hep ölüyoruz. Peki bizler ölüyorsak sizler niye varsınız?