Köstebek yuvasına dönen “büyük şehir”. Evet burası Kayseri. Kaldırım taşlarının oynadığı, bazı yollarının adeta köstebek yuvasına döndüğü sözde “büyük şehir” Kayseri. Kayseri meydanına hiç yakışmayan kirli, yamalı kaldırım taşları. Hepimizin günde en az iki kez geçtiği meydandan kaldırım taşlarıyla adeta mücadele içindeyiz.
Özellikle kale önünden Kapalı Çarşı’ya yolunuz düştüyse ayağınızın takılıp düşmeniz an meselesidir. Bir de yağmur yağıyorsa vay halinize. Bastığınız zeminin altı yağmur suyu dolmuşsa sen birinden kaçarken kesin ikinci adımında ayağın suyun içine dalıyor. Kar yağıp da buz olunca da buz pistini andırıyor.
Bizim Kayseri meydanındaki kaldırımlarımızla resmen “ayakta kalma” mücadelesi veriyorsun. Meydana gelmeden daha ulaşımda başlıyor çilen. Hepimiz işe gidip gelirken ya da okula, hastaneye toplu taşımayı kullanıyoruz illa ki. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde balık istifine dönen, neredeyse birbirini ezecek kadar kalabalık olan bu ulaşım araçlarından sayın yetkililerin haberi var mıdır acaba? Sanmam...
Her fırsatta yenilikçi belediyecilikle övünen yetkililer bence bu konularda sınıfta kaldılar. Hele ki bilet fiyatlarına gelen zamlardan, aktarma saatlerinin kısaltılmasından insanlar da verdiğimiz paranın, verginin karşılığı bu mudur? algısı oluşuyor.
Şahsen ben otobüs-tramvay kullanan birini olarak sabah tramvaydan meydana inince bugün de sağ salim hayatta kalabildik diyoruz. Ve bizler bu çileyi her gün çekiyoruz.
Kayseri’de toplu taşımayla ulaşım tabiri caizse resmen çileye dönüşüyor.
Her fırsatta öncü belediyecilikle övünen, kaç şerit yollar yaptığıyla övünen belediyemiz umarım en kısa zamanda meydanımızdaki kaldırım taşlarını yeniler, toplu taşımada bizlere nefes aldıracak çözümler üretir. Kendilerinin nitelendirdiği gibi “huzur” seviyesine getirir.