Hepimizin yolu illaki Talas’a düşmüştür. Kayseri’nin güzide ilçesi, eski adıyla yeşil Talas… Özellikle son zamanlarda kimimizin eğlenmek kimimizin kafa dinlemek için kaçtığı uğrak noktalarından biri oldu adeta.
Kafeleriyle, millet bahçesiyle, yeşil alanlarıyla, gecesiyle gündüzüyle hep ışıl ışıl hep capcanlı. Her kesime her yaş grubuna hitap eden Kayserinin incisi. Yollar, caddeler adeta insan seli. Yollara, kaldırımlara taşmış insan kalabalıkları, her taraftan farklı gelen müzik sesleri gecesiyle gündüzüyle Talas ta hayat ayrı bir güzel.
Buraya kadar Talas’ın hep güzelliklerinden bahsettik. Ama bu güzelliğin birde cefası olmuyor değil. Bu cefa daha Talas’ın girişinde başlıyor. Uzayıp giden araç kuyrukları, otopark sorunları ve bunların yanında önemli ölçüde rahatsızlık veren ses ve gürültü kirliliği… Birde yolları var ki tam anlamıyla köstebek yuvası.
Yama yapılmış asfaltlar, bu asfaltlarda oluşan çukurlar. Eğer bu çukurları görmezde düşersen vay o zaman arabanın haline. Belki bu söylemler ağır bir eleştiri olacak ama görünen köyde kılavuz istemiyor.
Her ülkeden misafir ağırladığımız, festivaller düzenlediğimiz Kayserimizin incisi Talas a bu yollar hiç yakışmıyor. İllaki sizin de yolunuz bir şekilde Talas a düşerse ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.
Evet, Talas a gideceksin gezeceksin eğleneceksin o tertemiz havasını içine çekeceksin ama bunları yaparken de o berbat yollarından illaki geçeceksin. İşte o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın. Dileğim o ki Talas ı adeta etkinlikler festivaller ilçesi yapan Sayın Başkan köstebek yuvasına dönen yamalı yolları da en kısa zamanda Talas a yakışır hale getirir.