Bana sorarsanız yaptıklarımız derim. Uzun ya da kısa vadede yaptıklarımıza daha çok pişmanlık duygusuyla geri dönüyor bizlere. Daha baskın oluyor. Geçmişimizde yaptığımız hatalarımız, bunların etkiliğimiz olur, okulumuz olur, aldığımız kararlarımız olur; bizim uzun yıllar pişmanlık yaşamamıza sebebiyet verebiliyor.
Bu pişmanlık sebep gelecekteki hayatını etkileyip belki de seni geri plana atabiliyor. Belki de senin hayattaki en büyük pişmanlığın olabilir. O zamanlar aldığın kararlar, yaptığın eylemler zamanla sende koskocaman bir boşluk ve tarif edilemez pişmanlık duygusuna sürüklüyor. Bu pişmanlık duygusuyla hayatı hep geriden takip ediyorsun. Ya da bazı şeylere geç kalmış oluyorsun.
Bir de yapmadıklarımız ya da yapamadıklarımız var. Onlar da içimizde hep kesteler olarak kalıyor. Bu sebepler de o kestelere geç kalmış oluyoruz. Kaçırılan fırsatlar, kurulmayan ilişkiler, ertelenen hayaller… Daha derin ve kalıcı pişmanlık bırakıyor bireyin hayatında.
Çünkü zaman geçtikçe yaptığımız şeylerin anlamını yitiriyor ve çoğu zaman kalbimizi sızlatabiliyor. Ama yapmadıklarımız ya da yapamadıklarımız eksik kalan bir parça gibi zihnimizde kalıyor. O da bizlerde belki daha büyük yıkıntılara ya da eksikliklere sebep olabiliyor.
Hepimiz insanız. Beşeriz, şaşarız. Hatalarımız, eksiklerimiz, pişmanlıklarımız olabilir. Önemli olan bunların farkına varıp aynı şeyleri tekrar tekrar yapmamak. Sonuçları ne olursa olsun yaptığımız bütün eylemlerin arkasında durabilmeliyiz. Yapamadıklarımız hiçbir şey için de geç kalmış sayılmayız. Belki de bunların hiçbirini düşünmeyip anı yaşamalıyız.
Yaptıklarımız, yapamadıklarımız derken hayat akıp gidiyor. Bu hayat hengâmesinin bir ucundan bizler de tutup kendimizi ana bırakmalıyız. Çünkü hayat bunları sorgulayacak kadar uzun bir maraton değil. Pişmanlık doğal bir duygu. Ama orada kalmak zorunda değiliz. Her farkındalık bir adıma dönüşebilir.
Senin için en çok hangisi sızlatıyor?
Yaptıkların mı? Yapmadıkların mı?