Siyaset ve Siyasetçiler
Milletimiz, bir taraftan 15 Temmuz darbe girişiminin etkisinden kurtulmaya çalışırken, bir taraftan da ekonomik buhran ile mücadele ediyor.
Siyasetçiler mi? Onlar için diyecek laf bulmak, daha zor. Siyasetçiler, milletinden önce kendisini düşünen, koltuğu kapınca inmeyi bilmeyen, milletin refahı yerine, kendisi ve çevresinin refahını düşünen, kişiler olmuş.
Siyasetçilerin bizlere verdiği mesaj “Dediğim dedik, çaldığım düdük, yersen de bu yemesen de”
Türkiye’ye göç eden Suriyeliler
Türkiye’nin bütün illerine dağılan ve belirli semtlerde toplu halde yaşayan Suriyelilerin ismi geldikleri günden beri, suça karıştı.
Yerleştikleri semtlerde ki mahalle sakinleri ise son derece rahatsızlık yaşadı.
Bazı bölgelerde Suriyelileri istemiyoruz eylemler başlatıldı, gerginlikler yaşandı.
Daha büyük problem ise, DAEŞ terör örgüt üyelerinin de Suriye’den göç edenlerin arasında Türkiye’ye girmiş olması idi..
Gazete ve televizyon haberlerinin çoğunluğunda “Emniyet müdürlüğünün yapmış olduğu operasyonda Daeş’liler yakalandı” haberlerini görmek sıradan hale geldi.
Halkımıza, geçici getirildikleri belirtilen, Suriyeli vatandaşların, bugünlerde ülkemize nasıl entegrasyon yapılacağı tartışılıyor. Millet olarak misafirperveriz. Zorda kalan kim olursa geri çevirmeyiz. Ancak taşıyabileceğimiz yükü de iyi hesaplamamız gerekiyor.
Allah herkesin yardımcısı olsun. İnşallah Suriye meselesi kısa sürede çözüme kavuşur ve buradaki göçmenler ülkelerine döner. Hem onlar hem bizler rahat ederiz.
FETÖ MESELESİ
FETÖ sürecinin de, Suriye meselesi gibi, çok sağlıklı ve adaletli yürütüldüğünü, maalesef söyleyemiyorum.
FETÖ operasyonları ve yargılamaları 2018 Yılında da devam etti.
Emniyet müdürlüğü KOM ve TEM ekipleri, birçok operasyon yaptı.
Kayseri 2. Ağır ceza mahkemesinde görülen, 1078 Terör davasının (FETÖ, PKK, DAEŞ) 1027 tanesi, karara bağlandı,51 dava 2019 yılına kaldı. 4. Ağır ceza mahkemesinde ise 902 Terör (FETÖ, PKK, DAEŞ) dosyasından 755'i karara bağlandı, 147 dava 2019 yılına kaldı.
FETÖ iyice sulandırıldı.
FETÖ’ nün siyasi ayağına hiç dokunulmadı.
FETÖ’ ye bulaşmış bazı iş adamları, siyasetçiler tarafından özel koruma altına alındı. Telefonunda FETÖ nün gizli haberleşme programı Bylock çıkan birçok kişi yine siyasetçilerin koruması altında olduğu için, gözaltına alınmadığı, sorgulanmadığı ve yargılanmadığı ciddi iddialar arasında.
Bir birine ticari olarak rakip olan, yada daha önce hasımlığı bulunan kişiler, gizli tanık olup diğer tarafı FETÖ cü olmakla suçladı. Gerçek FETÖ cüleri deşifre eden, açık tanık arkasında ise Devlet durmadığından, bu tanıklarda, FETÖ baskısı ve tehdidi ile, yada para karşılığında ifadelerini değiştirdi.
FETÖ’den yargılanan ve ceza alan Boydak ailesinin şirketlerine kayyum atanıp, mallarına el koyulurken, Kayseri’deki birçok üst düzey FETÖ mensubunun mallarına, şirketlerine el koyulmaması vicdanları yaraladı.
Güç ve iktidar sahiplerinin birilerini, FETÖ, diyerek üstünü çizmesi, FETÖ içerisindeki bazı önemli kişileri ise koruyup kollaması, bu güzel ülkenin ileride yine başına birçok musibetin gelmesine neden olacaktır.
Asker, Polis, siyaset ve bir çok kurumun içerisinde FETÖ mensupları hala aktif görevde olduğu konusunda ciddi kaygılarım var.
FETÖ ya da, darbe tehlikesi geçmiş değil. FETÖ cülerin, intikam duygusu ile bekledikleri, gün gibi ortadadır.
Darbeler kanunlarla değil,
Demokrasi, adil yönetim, bireysel özgürlükler, ekonomik refah, eğitim, Vatan, millet sevgisi ve milletin dik duruşu ile önlenir. Bir ülkede bunların eksikliği ne zaman çoğalırsa, orada er ya da geç darbe gerçekleşir.
Ülkeyi yöneten siyasiler bir an önce toplumun beklentilerine cevap vermeli, adaleti her birey için eşit tesis ederek, ekonomi modelini üretim ve teknoloji üzerine kurmalı, eğitim ve sağlıkta birilerine rant sağlama değil, gerçekten çağ atlatacak sistemler geliştirmeli
EKONOMİ
2018 de Ülke ekonomisi çok sıkıntı yaşadı. Bastırılmış göstergeler, Rahip Burunson’un tutuklanması ile patlıyı verdi. Rahibin bırakılmaması karşısında, dolar kozunu kullanan ABD, var gücü ile ekonomimize darbe vurdu. Zaten sağlam olmayan ekonomimiz üç ayda adeta çöküverdi. Bir yazar kasa ile çöken hükümetin olduğu ülkemizde, dövizin ikiye katlamasına rağmen insanlarımız bunu bir ekonomik savaş kabul edip. Ayakta durmaya ve devletine sahip çıkmaya çalıştı. Devletine bağlılığını ise İphone telefonlarını kırarak göstermeye çalıştı
Sonuçta rahip serbest bırakıldı ve dövizdeki aşırı dalgalanma şimdilik son buldu.
Bu arada binlerce esnaf yok olup gitti. Yüzlerce şirket iflâs anlaşması (Konkordato) talebinde bulundu. 2019 yılına girdiğimiz bu günlerde ise, birçok büyük şirket topun ağzında bekliyor.
İnşallah 2019 yılında ekonomi düzelmeye başlar ve iş dünyası rahat bir nefes alır.
2018 Yılı ile ilgili bu kadar karamsar tablo çizmeme rağmen “Umut fakirin ekmeğidir” düşüncesi ile 2019 Yılında ülkemiz insanların gerçekten yüzü gülsün istiyorum. Terör, ve ekonomik sıkıntıları konuşmak yerine mutluluk huzur ve çocuklarımızın geleceğini konuşmak istiyorum.
2019 Yılı milletimize, Dünyanın her köşesinde her konuda zulüm gören bütün insanlara, hayır getirmesini temenni ediyorum.