Yeni eğitim dönemi öncesinde aileler çocuklarının geleceğini düşünüyor.

Hangi okul, hangi bölüm, hangi meslek? Bu soruları sorarken iş hayatının ihtiyaçlarına da bakmalıyız. Kayseri gibi üretim kültürü güçlü bir şehirde meslek öğrenmenin değerini daha açık anlatmak zorundayız. Gençlerimize emek vererek yetişebilecekleri, ilerleyebilecekleri ve kendi işlerini kurabilecekleri yolları göstermek hepimizin sorumluluğu.

Bir yapının tesisatını doğru kurmak, bir makinenin arızasını bulmak, ölçüsüne uygun imalat yapmak ciddi bilgi ve dikkat ister. Bu işleri kolay görenler, hatalı bir uygulamanın maliyetini hesaplasın. İyi yetişmiş bir usta iş güvenliğine katkı sağlar, malzeme kaybını azaltır ve hizmetin kalitesini yükseltir. Teknik becerinin yanında iş ahlakı da taşıyan çalışan, işletmenin en değerli güvencelerinden biridir.

Mesleki eğitimin itibarı, ailelerin ve işverenlerin tutumuyla doğrudan ilgilidir. Çocuğa sürekli başka meslekleri üstün gösterip sonra nitelikli çalışan aramak tutarlı bir yaklaşım değildir. Her gencin yeteneği aynı olmayabilir. Kimi tasarımda, kimi uygulamada, kimi araştırmada başarılı olur. Eğitim, bu farklı yetenekleri keşfedebildiği ölçüde hem gence hem ülkeye fayda sağlar.

İşverenlere de önemli görev düşüyor. Bir gencin öğrenme isteğini ucuz iş gücü fırsatı gibi görmek, mesleğin geleceğine zarar verir. Eğitim süreci güvenli olmalı; çalışma şartları ve sorumluluklar açık biçimde belirlenmelidir. Genç, yanında çalıştığı ustadan işin inceliklerini öğrenirken emeğine saygı gösterildiğini de hissetmeli. Mesleğinde ilerlemenin mümkün olduğunu görmesi, o işe bağlanmasını kolaylaştırır.

Kayseri’de okullar, işletmeler ve meslek kuruluşları arasındaki iletişimi güçlendirmek için daha fazla çaba göstermeliyiz. Hangi becerilere ihtiyaç duyulduğu, kullanılan teknolojilerin nasıl değiştiği ve gençlerin nerelerde zorlandığı birlikte konuşulmalı. Okuldaki bilgiyle sahadaki uygulama birbirini tamamladığında, eğitimden çalışma hayatına geçiş daha sağlıklı olur.

Bir şehrin üretim gücü, yetiştirdiği insanla devam eder. Bugünün deneyimli ustalarının bilgisini yeni kuşaklara aktarabilmek için meslek öğrenmeyi saygın bir tercih hâline getirmeliyiz. Gençlerimizin önüne gerçek imkânlar koyarsak hem onların geleceğine hem Kayseri’nin yarınına yatırım yapmış oluruz. Kendi işini yapabilen, emeğinin karşılığını alabilen ve mesleğiyle gurur duyan insan, bu şehrin en sağlam sermayesidir.