Bize göre askerlik peygamber ocağı, vatan borcu, namus… her şeydir. Bayramlarda gururla yürüyen askerlerimizi gördüğümüzde gözlerimiz dolar, bir şehidimiz geldiğinde içimiz kan ağlarken, neden kendi insanlarımızın bir kısmı bunlara çok duyarsız kalır ve TSK’ya karşı öfke doludurlar diye hep merak etmişimdir. 

Bu durumu şimdi yeni, yeni anlamaya başladım sanırım. İnsanlarımızın TSK ya da Askerlerimize karşı bir antipatisi yok. Sadece TSK’yi yöneten Genel Kurmay Başkanı ve üst düzeydeki  subaylara karşı sıkıntılarının olduğunu yeni keşfettim. Biz TSK’ ya canımız ciğerimiz her şeyimiz derken, TSK’da subaylar oturmuş kafalarından ülkeyi felakete götürecek planlar projeler hazırlamış. TSK’nın bu yıkım projelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte neredeyse TSK’nın üst düzey komutanlarının tamamı cezaevlerini konuldu. İnanıyorum ki. Kurunun yanında mutlaka yaşlarda yandı. Kendini bilmez vatan sevgisinden uzak subayların yanında dürüst, vatanını milletini seven bir çok önemli subaylarımız da haksız yere ceza evlerinde yatıyor. Üst düzey subayların o dönemdeki yanlışları nasıl toplumun bir kısmını kendinden soğuttu ve uzaklaştırdıysa, aynı durum bugünlerde de yaşanmaktadır. O günlerde askerlerimizin yanında olanlar bugünlerde TSK’nin uygulamalarından dolayı askerlerimizin karşısındalar. 

İktidar yanlısı basın yayın organları her gün gazetelerinde televizyonlarında PKK’lıların güya ülkemizden çıktığının reklamını yapmaktadırlar. Utanmasalar davul zurna tutup onları uğurlamaya gidecekler. Başbakanın “milli içecek ayrandır” sloganına manşetten destek verirken bir sonraki sayfasında rakı bira reklamları yayınlayan gazeteler, PKK’lıların ülkemizi terk ederken mangalcılarla hatıra fotoğrafları çektirdiklerini haber yaparak olayı masumlaştırmaya çalışmaktadırlar. Artık gerçekten basınımızın böyle davranmasından adeta utanır hale geldik.

Önceki gün Genel Kurmay Başkanlığı kendi sitesinden aşağıdaki duyuruyu yayınladı.

  “ Basın-yayın organlarında, teröristlerin sınır ötesine çekilmeye başladığına dair resim ve haberlere yer verilmektedir. Kara Kuvvetleri Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığına mensup birlikler, geçmiş yıllarda olduğu gibi şu anda da, arazide, kendilerine emredilen üs bölgelerinde görevlerini sürdürmektedir.  Ayrıca, insansız ve insanlı keşif araçları, eskiden olduğu gibi, rota değiştirmeden görev uçuşlarına meteorolojik şartların elverdiği ölçüde devam etmektedir.  Teröristlerin sınır ötesine çekilmesine ait herhangi bir görüntü ve bilgi elimizde mevcut değildir.Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgede görevli unsurları yasalara uygun hareket etmektedir.”

Şimdi bu açıklamayı yapanlara seslenmek istiyorum. Sizin kandıracağınız insan gurubu nesli 12 eylülde idi. O dönemde yaşayanların çoğu öldü. Kalanların da aklı başına geldi. Çocuk da avutmadığınıza göre kimi kandırmaya çalışıyorsunuz. Çıkıp Türk halkına: Biz TSK olarak kanunlara bağlıyız, hükümete bağlı olarak çalışan bir devlet kurumuyuz, hükümet hangi kararı alırsa biz ona uyarız derseniz bunu herkes anlar. Ancak Teröristler sınırlarda pozlar vere vere sırtında silahları ile güya piknikçilerle hatıra resmi çektirip Türkiye’nin yüzkarası gazetelerinde yayınlanır da siz bu açıklamayı yaparsanız. İşte geçmişte olduğu gibi Türk insanının bir kısmının size güveni, saygısı, inancı kalmaz. Bende bu inancı kalmayan insanlar gurubundayım. Şimdi yaptıkları yanlışlardan nasıl ceza evinde tutuklu yatıp ta subaylar yargılanıyorsa, bu günkü yapılan yanlışlarda da sorumluluğu bulunanlar zamanı gelince elbet cezasını mutlaka çekecektir. Hiç unutulmamalı.