Artık olay sadece haber izlemekle anlaşılacak seviyeyi geçti.

Bak etrafa. Rusya Ukrayna birbirine girmiş, yıllardır bitmiyor. İran İsrail desen her an patlayacak bomba gibi. Amerika aynı anda Çin ile uğraşıyor, Rusya ile uğraşıyor, İran ile uğraşıyor. Avrupa yıllarca yatmış, şimdi birden bire silahlanmaya başlamış. NATO desen sürekli toplantı üstüne toplantı yapıyor. E kardeşim bunlar durduk yere mi oluyor?

İşin garip tarafı ne biliyor musun? Dünyada hangi kriz çıksa dönüp dolaşıp olay yine Türkiye’ye geliyor. Çünkü bu memleket öyle sıradan yer değil. Haritayı aç bak, zaten adamların niye kafayı taktığını anlarsın. Avrupa’ya yakınsın, Ortadoğu’nun dibindesin, Karadeniz sende, enerji yolu sende, boğaz sende. Yani dünyanın kilidi gibi bir yerde oturuyorsun. Asıl olay da burada başlıyor zaten. Eskiden Türkiye’ye biraz “ne denirse yapan ülke” gözüyle bakıyorlardı. Şimdi işler değişmeye başladı. Adamlar bakıyor Türkiye kendi silahını yapıyor. Kendi İHA’sını yapıyor, füzesini yapıyor, gemisini yapıyor, savunmasını kendi kurmaya çalışıyor. E haliyle herkesin hesabı bozuluyor. Çünkü bu dünyada kendi silahını yapamayan adam kriz günü gider başkasının kapısında bekler. Türkiye bunu gördü. O yüzden son yıllarda savunma sanayisine abanıldı. Ve açık konuşalım, dünyada baya ses getirdi. Eskiden bizim yaptığımızı küçümseyen adamlar şimdi oturup rapor yazıyor “Türkiye ne yapıyor?” diye.

Bak şimdi herkes Türkiye’yi kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Amerika diyor “NATO’dan çıkma.” Avrupa diyor “Bize lazımsın ama çok da güçlenme.” Rusya diyor “Tamamen Batı’ya gitme.” Çin diyor “Gel ticaret yollarını beraber büyütelim.” İsrail desen Türkiye’nin bölgede büyümesinden rahatsız oluyor. Yani herkes Türkiye’yi istiyor ama kimse aşırı güçlü, bağımsız Türkiye istemiyor.

Çünkü güçlü Türkiye demek kendi kararını veren Türkiye demek. Adamın dediğini her yerde dinlemeyen Türkiye demek. Asıl mesele bu zaten. Bak Almanya’nın Patriot göndermesi bile boş olay değil. Adamlar açık açık diyor “Bu bölge karışabilir.” Çünkü İran tarafı patlarsa Türkiye etkilenir. Karadeniz karışırsa Türkiye etkilenir. Suriye yine alev alırsa Türkiye etkilenir. Adamlar artık Türkiye’ye normal ülke gibi bakmıyor. Bildiğin kritik merkez gibi bakıyorlar.

Şimdi yorumcuların çoğu ne diyor biliyor musun? Önümüzdeki yıllarda ülkeler direkt birbirine dalmaktan çok birbirini içeriden yormaya çalışacak diyorlar. Ekonomiyle vuracaklar, teknolojiyle vuracaklar, enerjiyle vuracaklar. Çünkü artık savaş pahalı iş. O yüzden millet birbirinin sinirini bozup ekonomisini çökertmeye çalışacak. Bazı yorumcular diyor ki asıl savaş petrol ve enerji yolları için dönüyor. Çünkü enerji kimdeyse güç onda. O yüzden Doğu Akdeniz karışık. O yüzden Karadeniz önemli. O yüzden herkes Türkiye’ye bakıyor. Çünkü boru hattı geçecekse Türkiye’den geçiyor. Ticaret yolu kurulacaksa Türkiye’ye değiyor. Çünkü sen dünyanın en kritik yollarının üstünde oturuyorsun. Tarih boyunca da kavga bu yüzden çıktı zaten.

Bazıları diyor Türkiye’yi ekonomik olarak yormaya çalışıyorlar. Çünkü askeri olarak uğraşmanın maliyeti büyük. O yüzden dolar baskısı olur, faiz baskısı olur, yatırım oyunu olur, medya baskısı olur. Çünkü güçlü ülkeyi sadece silahla yıkamazsın.

Bir kesim ise diyor ki Türkiye son yıllarda fazla bağımsız hareket etmeye başladı. Eskiden dışarıdan ne denirse ona yakın hareket eden yapı vardı. Şimdi ise Türkiye bazen Amerika’ya ters gidiyor, bazen Avrupa’ya ters gidiyor, bazen Rusya ile aynı masaya oturuyor. E haliyle herkesin kafasında oluşan düşünce aynı “Türkiye artık eskisi gibi kenarda duran ülke değil”. Büyük güçlerin hesap yaptığı ana ülkelerden biri oldu.

Bir de milletin kaçırdığı başka konu var. Avrupa korkmaya başladı. Yıllardır rahat yaşayan adamlar şimdi sığınak konuşuyor, savunma konuşuyor, füze savunması konuşuyor. Çünkü onlar da hissediyor dünyanın gergin yere gittiğini.

Ama burada bizim avantajımız ne biliyor musun? Türkiye her şeye rağmen ayakta kalmayı bilen ülke. Avrupa’nın çoğu yıllarca rahat yaşadı. Biz ise yıllardır krizle büyüdük. Terör gördük, darbe gördük, savaş sınırı gördük, ambargo gördük, ekonomik saldırı gördük. Ona rağmen hâlâ ayaktayız. Bu yüzden Türkiye kolay lokma değil.

Her seferinde söylüyorum, Türkiye artık eski gibi sadece masa dinleyen ülke değil. Masaya oturan ülke olmaya çalışıyor. İşte bazılarını rahatsız eden şey tam olarak bu. Çünkü yıllarca alıştıkları düzen değişiyor. Önümüzdeki yıllar kolay geçmez. Enerji savaşı büyüyecek. Teknoloji savaşı büyüyecek. Ekonomi savaşları büyüyecek. Ama bu süreçte Türkiye’nin değeri daha da artacak. Çünkü herkes dönüp dolaşıp yine bu coğrafyaya bakacak.

O yüzden Türkiye üzerindeki büyük hesap aslında şu:

Bu ülke ne kadar büyüyecek?

Kendi oyununu kurabilecek mi?

Yoksa başkalarının çizdiği yerde mi duracak?

Kavga tam olarak burada dönüyor işte.