Sanıkların lideri konumundaki bir sanık, dava süreçlerini takip ettikleri, tahliye olanlara iş imkanı sağladıkları, firar edenlere sahte kimlikler temin ettikleri, cezaevinde bulunan örgüt üyelerinin ailelerine yüksek miktarda her ay düzenli maddi yardım toplayıp, teslim etmiş…

Bazı sanıklar, terör örgütünün üst kademelerinden almış oldukları talimatlar doğrultusunda İstanbul'daki örgüt üyelerince temini yapılmış yüksek miktarda nakdi döviz cinsindeki paraları da bu yöntemle Kayseri'ye getirerek Sivas, Kırşehir, Nevşehir, Yozgat ve Ankara'daki örgüt üyelerine ve yakınlarına dağıttıkları ortaya çıktı.

Sosyal medyada terörist ele başının sayfasını takip ettiği, 2014’te Bank Asya hesabında artış olduğu, tanık beyanlarında sohbetleri organize edip katıldığı, FETÖ kitapları sattığı ve himmet topladığı iddiaları ile ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan tutuksuz yargılanan ve halen Erzurum’da özelleştirilmiş Şeker Fabrikası’nda 15 bin TL maaşla işletme müdürü olduğunu söyleyen Mehmet Özoğul’un tek yargılandığı davada, FETÖ’nün yeni yapılanması davası ile birleştirildi.

Ancak bir husus burada çok önemli…

Bu davada da bir kez daha o durumu görmüş olduk…

Evet, eşleri terör örgütü üyesi, hatta yöneticisi olabilir…

Evet, hainlik yapmadan bunu düşünselerdi diyeceksiniz…

Ancak suç kişiseldir.

Ailesi de yaptıysa onlar da cezalandırılsın tabi…

Ama….

FETÖ'den cezaevlerinde tutuklu yatan şahısların, çalışamaz durumda olan küçük çocukları olan ailelere, Devlet sahip çıkmalı ve kazanmalıdır.

Aksi takdirde, FETÖ örgüt yöneticileri, bu ailelere çeşitli yollardan ekonomik destek olarak, örgüt sempati duymalarını sağlıyorlar.

Çalışma imkanı olmayan yada çalışmasına müsaade edilmeyen, ortada kalan ailelere, insani olarak yardım yapanlar, FETÖ’cü ilan ediliyor. Evde 2 küçük çocuğu olan bir hanım, gittiği yerde çalıştırılmıyorsa, devlet sahip çıkmıyorsa, o hanım ne yapacak? Çocuklarına nasıl bakacak? Bunları en ince detayına kadar düşünmek gerekiyor.