Özgürlüğümüz belki de bir kanat çırpmaya bağlıdır. Başımızı göğe kaldırıp bende varım diyebilmeliyiz.
Hayat bazen insana ağır zincirler takar. Sorumluluklar deneyimler ve yıllar içinde süre gelen alışkanlıklar... Bu alışkanlıklar hayatımızı ve bizi o kadar satın alır ki biz sadece bunları birer mecburiyet üzerimize yapışmış birer görev gibi düşünürüz.
Hayatımızı bu görev olarak gördüğümüz mecburiyetler üzerine şekillendiririz. Bir kafestesin ve dışarıyı sadece o kafesten seyrediyorsun. İmkanların sınırlı hayatın bile sınırlı…
Sonra o kafesin kapısını aralıyorsun ve hayatın sadece o kafesten ibaret olmadığını anlıyorsun. İşte o zaman bu zincirlerin bir kısmı kırılır. Ve artık özgürsündür. Hayatı doyasıya yaşayabilirsin. Bize düşen ise başımızı göğe kaldırıp sadece kanatlarımızı çırpmak…